annemin mutfak kokusu

Çarşamba, Haziran 28, 2006

Bloglar hakkinda ilginc bir makale..

Boyle bir seye raslayacagimi hic dusunmemistim.. Resmen birileri bu konuda kafa patlatmis, bir zamanlar gizli olan kilitlenen gunlukler nasil olur da butun zamanlarin en hizli ve kolay iletisim yolu olan internette yazilmaya baslanir diye dusunmusler, bilimsel bir makale yazmislar.. Makale ingilizce, okumak isteyenler buradan indirebilir..

Aslinda ben ozel hayatimi pek fazla buraya yazan, paylasan biri degilim. Kendi adinizi kullaniyorsaniz bu bana dogru gelmiyor, neden herkes benim ozelimi bilsin ki? Ben gerek gormuyorum, hem ayrica bu sadece benimle ilgili birsey degil, benim hayatimdaki insanlara da saygisizlik bence.. Ama hayatimin genel cizgilerini paylasmakta bir sakinca gormuyorum, bu bloga baslarken de kafamdaki tek dusunce yemek blogu olmasi degildi. Kendimden de birseyler katmali, uzaklarda yasanan bir hayatin kelimelere yansimasini sizlerle paylasmaliydim. Oyle de yapiyorum ama dedigim gibi cok yakin arkadaslarim disinda baskalarina anlatmayi uygun gormedigim ozel hayatimi da burada paylasmak konusunda biraz ketumum.

Eger kurulus amacina hizmet ediyorsa her blogger amacina ulasmis demektir.. Bazen bu derdini anlatmak, bazen ic huzurunu dengeni saglamak, bazen yemek tarifleri paylasmak, bazen kimseye soyleyemediklerini tanimadigin baskalari ile paylasip rahatlamis olmak olabilir..

Etiketler:

Kronik diyet yapangillerden misiniz?

Bana yurt disinda yasamak yaramiyor kilo anlaminda. Kanadaya gittikten sonra da boyle olmustu, yavas yavas alinan kilolar sonunda basa bela oluyor. Neredeyse 10 kg almistim 2 sene sonunda. Turkiye'ye donup de 1 sene yasayinca gene epey bir kismini vermistim. Tabi bunda gelinlik giyecek olmamin da buyuk payi vardi ne yalan soyliyim. Bir de cok fazla disarida yemek yemeyip evde anne eliyle, sevgisiyle pisen yemekler yenince hersey daha guzel oluyor. Benim canim annem de biz kucukken cok enfes tatlilar yapardi, rulo pastalar mi desem, kat kat acilan baklavalar mi.. Cok beceriklidir annem her konuda. Yedigim en guzel un helvalari, lahana sarmalari anneminkilerdir.. Hem de oyle kisa zamanda hazirlar ki ben sasirip kaliyorum her seferinde. Neyse kucukken cok yapardi bu tur seyler, ama son yillarda yapmiyor da saolsun, kilo almayalim sismanlamayalim diye.. Ama benim birtanecik babam da saolsun sebzeye alerjisi olanlardan.. Hayatta yemez zeytinyagli fasulye, ispanak, kabak yemeklerini.. Illa icinde et, kiyma olacak.. Babami sirf makarna ya da pilav yerken hic gormedim ben, zaten salata da yemez pek. Ilginc bir durum yani.. Biz de kucukken sanirim ona ozenip sebzelerle iliskimizi pek guclendirememisiz. Canim annem biz ucumuz birden yemedigimiz icin cok sevmesine ragmen agiz tadi ile hic bamya yiyememistir :) Sonucta dedigim gibi Turkiye'de yasadigim 1 senelik donemde 7-8 kg verip eski formuma donmustum. Ha bu arada soyliyim hicbir zaman incecik olamadim ben hayatimda, hep etine dolgun, balik etinden ileri biri olmusumdur :( Ne kotu degil mi, hep ozenmisimdir dapdar mini etekler giyenlere, bir yerlerini saklamadan ozgurce istedigini alip giyebilenlere.. Giyecegimden degil ama gene de ben de giyebilme ozgurlugune sahip olayim istiyorum. Bir de bunlarin yiyip de kilo almayan versiyonlari var, en cok da onlara uyuz oluyorum (en yakin arkadaslarimdan biri de oyledir-hep diyorum gunlerce dua ettim bir sabah kalktiginda dobisko olarak kalkasin diye ama olmuyor tutmuyor dualar iste :) ).. Dugunden sonra buraya geldigimde ilk gunler biraz kilo verdim haliyle kosturmaca, ev arama, temizlik, yerlestirme falan derken biraz daha zayifliga yaklasmistim. Ama sonra kis geldi, spor yapma imkani var ama benim icimde o istek azaldi, tatlilar, hamurisleri falan derken gene bir suru bir suru kilo aldim. Aslinda boyle olmasini istememistim :( Ilk is olarak kendime guzel bir tarti edindim. Saat basi tartilip da tartiya takanlardan degilim neyse ki. Ama tarti tek basina kilo vermem icin yeterli olmadi. Yaklasik 15 gun once esimi de ikna edip (o da aldi bir suru kilo ama disaridan bakinca anlamiyor insan - buna da sinir oluyorum aslinda) yaz diyetine basladik. Aslinda cok diyetlik bir durum yok, sadece kizartma yapmiyorum, genelde firinda sebze ve salata agirlikli aksam yemekleri, sadece haftada 1 kez hamurisi ya da tatli girisimleri yapiyorum. Simdilik ikimiz de memnunuz. Bugun tam iki hafta oldu, ve ben dun tartildigimda 2.3 kg verdigimi gordum. Demek ki neymis isteyince ve iradene sahip olunca oluyormus. Bol bol su icmek, oglenleri hafif birseyler yiyip elma ile ogleden sonraki acligi bastirmak iyi oluyormus demek ki. Diyet yapan herkese sabir diliyorum.

Ve sizi cok iyi anliyorum...

Kronik diyet insani

Etiketler:

Salı, Haziran 27, 2006

Gunlerin getirdigi

Sinavimi da kazasiz belasiz atlatmis durumdayim. Fazla calismak gelmedi icimden bu sefer nedense ama guzel gecti. Hem de bekledigimden de guzel gecti. Bahsetmistim altyapimin yeterli olmadigi bir dersti aldigim, malzeme ayirma yontemleri gibi birsey ismi. Konu olarak da inceleme methodlari ogretiliyor. Mesela elinizde icinde ne oldugunu bilmediginiz bir parca var. Organik olabilir, metalik olabilir.. Sizden beklenen de icinde hangi elementlerin hangi fazlarda bulundugunu soylemeniz. Bunun icin hangi cihazlari kullanirsiniz, analizi nasil yaparsiniz gibi konulardan olusuyor. Aslinda pratik anlamda oldukca yararli buluyorum ben. Muhtemelen benim doktora calismalarim sirasinda da bana gerekecek bir yontemler silsilesi.. Ama dedigim gibi konunun arkasini cok iyi bilmezseniz zorlanabiliyorsunuz. Burada once sinavda yazili olarak hazirlaniyorsunuz. Benim sorumlu oldugum 2 soru vardi sinavda ve dusunun 2.5 saat sorulara yazili olarak hazirlandim. Zaman konusunda oldukca comert davraniyorlar, zaten 4-5 sayfa onlu arkali kagit hazirladim, mecburen zamana da ihtiyacim vardi. Yazili hazirliginizi tamamladiktan sonra da hocanin odasina gidiyorsunuz, ya da sinifin disinda bir masa sandalye koyuyorlar, orada sizin yazdiklarinizi hoca irdeliyor. Anlamadigi ya da acik olmayan birsey varsa daha detayli anlattiriyor. Ayrica sorular disindan da farkli seyler sorabiliyor, tamamen farkli bir konu bile olabilir bu. Sinav boylece sona eriyor. Bence oldukca guzel bir sistem, bilen bilmeyenden daha kolay ayriliyor ve de kopya sansiniz nerdeyse yok. Yazdiginizi anlatamazsiniz hic onemi yok kagitta yazanlarin, zaten defter kitap acik sinavlar genelde.. Neyse dedigim gibi sanirim iyi bir notla atlattim bu engeli de..

Sirada 2 hafta sonra girecegim savunmam kaldi sadece, ondan sonra bu yili da kapatmis olacagim. Turkiye'ye gitmeden once de tezimden bir makale cikarabilirsem ne mutlu bana. Verimli bir sekilde bu yili atlatmis olmak tatilde daha cok eglenmem icin iyi bir sebep..

Bu arada haftasonu planlari yatti gibi birsey oldu. Cumartesi gunu buradaki en uzun gunu kutlama etkinliklerine biz de birazcik katildik. Aslinda olay sundan ibaret; ana arterlerin hepsi trafige kapatiliyor. Butun dukkanlar pazar gibi onlerine stand aciy0rlar, urunlerinde indirim yapiyorlar ama genelde almak isteyebilecegim hicbirsey indirimde degildi, daha cok ellerinde kalanlari satmak icin bir yol sanirim. Arada bes kisinin bindigi bir bisiklet gordum, hepsinin caldigi ayri bir enstruman vardi, hem bisikletle gidiyorlar hem muzik yapiyorlar. Bisikletin ustunde de 5 cift pedal var, epey uzundu zaten. Ilginc olan bir tek onu gordum diyebilirim. Spor etkinlikleri icin de hava cok kotuydu. Bardaktan bosalircasina yagmur yagiyordu. Nereden mi biliyorum? :) Ben de okula gelmek zorunda kaldim o havada hem de bisikletle. Pazar gunu otobusler cok nadir oldugu icin cok beklemek istemedim ve ne olacak 10 dakikalik yok hemen giderim diye atladim benim mavise :) Yolda bir bastirdi bir bastirdi yagmur, okula geldigimde resmen her tarafimdan sular suzuluyordu. Yagmur gecirmeyen montumun ici bile islakti. Hemen isimi halledip eve dondum, ama epey de usudum. O nedenle biz katilmadik etkinliklere, yalniz bizim evin onunden gecen buyuk bir bisiklet grubunu da gorduk, demek ki adamlar usenmemis gerceklestirmisler etkinligi.. Bu arada ustteki biber resmi nereden geliyor onu da hemen yazayim. Haftasonu balkonumuz icin kucuk bir biber bitkisi aldik, bir metreye yakin, uzerinde bir suru yesil yesil biberler var, once onlarin kizarmasini bekleyecegiz, sonra da afiyetle yiyecegiz. Balkonda olmasindan dolayi da ben cok mutlu oldum, o yuzden sizinle paylasmak istedim.

Bende haberler bu kadar, herkese saglikli bir hafta diliyorum. Yeni tariflerde bulusmak uzere..

Etiketler:

Pazartesi, Haziran 26, 2006

Havuclu Kek

Daha onceden de yazmistim, bu mukemmel bir kek. Hem ici yumusacik hem yogun bir havuc ve ceviz tadi.. Ben cok seviyorum, siz de denerseniz benimle ayni fikirde olacaksiniz eminim.

Malzemeler
4 adet yumurta
1 su bardagi sivi yag
2.5 su bardagi seker
3 su bardagi un
2 su bardagi ince rendelenmis havuc
1 su bardagi dogranmis ceviz ici
Yarim limon kabugu rendesi
Yarim paket vanilya
1 tatli kasigi tarcin
2 tatli kasigi kabartma tozu
1/2 cay kasigi tuz

Yapilisi
Siviyag, seker ve limon kabugu rendesi karistilir, yumurta sarilari eklenip iyice cirpilir. Yumurta aklari kati kar haline getirilip, karisima eklenir. Ustune ince rendelenmis havuclar ve parcalanmis cevizler eklenir, tahta kasikla karistirilir. Un, kabartma tozu, tuz vanilin, tarcin bir kapta birlestirilir ve yumurtali karisima elenerek eklenir. Yine tahta kasikla butun malzemeler karistirilir. Yaglanmis ve unlanmis kek kalibina dokulur (30 cm benimki). Onceden isitilmis firinda 160 derecede ilk yarim saat kapak acmadan pisirilir. Benim firinimda 45 dakika civarinda suruyor pismesi. Kurdan testi ile kontrol ederek firindan alinir. Soguyunca servis edilir.

Afiyet olsun.

Etiketler: ,

Perşembe, Haziran 22, 2006

Patates Salatasi


Herkes kendine gore daha farkli yapiyor patates salatasini, iste bu de bizim esimle olusturdugumuz ailemize has patates salatasi :)

Malzemeler
4-5 adet patates
1 adet sogan
2-3 dal taze sogan
2 adet kucuk domates
2 adet salatalik
Sumak, karabiber, pul biber,tuz
Zeytinyagi, limon

Yapilisi
Once patatesler tuzlu suda kabuklari ile birlikte haslanir. Soguyunca kabuklari soyulur, kup kup kesilir. Sogan ince ince dogranir, uzerine tuz dokulur, oldurulur, suyla yikanir, suyu suzulur. Yesil soganlar, domatesler ve salataliklar arzuya bagli sekilde dogranir. Butun malzemeler, bir kapta birlestirilir. 1 tatli kasigi sumak, bir tatli kasigi pul biber, yarim cay kasigi kara biber ve tuz ile lezzetlendirilir. Ustune bir limonun suyu, 3-4 yemek kasigi zeytinyagi gezdirilir. Hafif karistirilir, salatamiz servise hazirdir. Afiyet olsun!

Etiketler:

Çarşamba, Haziran 21, 2006

Mutlu muyum ne?

Sonunda tezimi bugun teslim ettim, mutluyum huzurluyum.. Ama tabi ki telasim henuz bitmedi :) Haftaya pazartesi bu donem aldigim tek dersimden de finalim var. Ve de konu bana oylesine uzak ki.. Malzeme muhendisliginden aldim bu dersi ve hic bugune kadar gormedigim konular var icinde. Bir de ayrica tuhaf olan su ki burada dersleri bizim aliskin oldugumuz gibi donem icine yayilmis sekilde almiyorsunuz. Mesela 6 hafta boyunca haftada 2 saat degil de 4 saat olarak veriyor hocalar dersi ve daha mayis gelmeden siz aldiginiz dersin tum konularini bitirmis oluyorsunuz ve ders de bitmis oluyor. Yani derse girmeyeli de 2 ay oldu, allah sonumu hayir etsin diyorum. Dun biraz calismaya basladim ama pazartesiye kadar herseyi halletmem lazim :)

Bu haftasonu da aksi gibi Leuven'de cok guzel olaylar var. Cumartesi gunu yilin en uzun gunu solenleri var (nasil birsey olacak hicbir fikrim yok), pazar gunu de spor gunu.. Gene merkeze birsuru sey kuracaklar, insanlar istediklerine ucretsiz katilacak. Sanirim bunlar arasinda jimnastik, tirmanis, voleybol gibi seyler var. Bir de sov olacak, yuksekte olum yuruyusu adinda; bakalim nasil birsey olacak. Bu sefer hazirlikli gidip fotograf da cekmeyi dusunuyorum. Tabi gidebilmem tamamen cok iyi calisip konulari biran once bitirmeme cok bagli :)

Simdilik benden haberler bu kadar, herkese saglikli gunler diliyorum.

Etiketler:

Pazartesi, Haziran 19, 2006

Alik alik bakan baliklarin sonu

AYIN ETKINLIGI - BALIK

Bu ayki konumuz hem degisik, hem yeni lezzetlere oldukca acik. Ben herkesin evde severek yapabilecegi birseyler paylasmak istedim sizinle. Bazen her baligi her yerde bulmak ayni kolaylikta olmuyor, ya da fiyatlari cok farkli olabiliyor. Mesela Kanada'da en severek yedigim balik somondu. Hem cok ucuz (kilosu 10 ytl falan gibi birseye denk geliyordu) hem cok lezzetliydi. Burada cok fazla alabalik var mesela. Ama benim gonlum her zaman istavritten yana. Annemle biz cok kucukken Eminonu'nde sahilde denizden satis yapan balikcilardan aldigimiz balik ekmegin tadini maalesef hicbirsey yakalayamiyor. Denizin kokusu muydu yedigimizi lezzetli yapan bilinmez ama eski gunler hep bambaska izler birakiyor insanda..


Italyan Usulu Sardalya


Malzemeler
6 konserve sardalya (yaglari suzulmus, ortadan ikiye ayrilmis)
200 gr tam yagli tuzsuz beyaz peynir
1 su bardagi sut
2 yemek kasigi domates salcasi
1.5 tatli kasigi hardal
1 cay kasigi tuz
1.5 cay kasigi pul biber
1 yumurta
1 corba kasigi tereyagi
6 dilim tost ekmegi

Yapilisi
Peynir ve sut, peynir sute karisana dek karistirilarak orta ateste pisirilir. Ayri bir kasede salca, tereyagi, tuz, biber, yumurta, hardal cirpilir. Sutlu karisima eklenir, koyu bir kivam elde edilene dek pisirilir. Ekmeklerin ustune karisimdan surulur, ustune baliklar yerlestirilip 2 dakika firinda izgara edilir.


Ben hardal ve tereyagi kullanmadim, tost ekmegi yerine de ev yapimi normal ekmek kullandim. Ayrica firinda 2 dakika yerine 10-12 dakika iyice kizarana dek beklettim. Bir de sadece ekmeklerin ustune karisimdan surmedim, baliklari da bu karisima batirdim. Ayrica ikiye ayirdiktan sonra da ortalarindaki kilcigi da aldim. Cok lezzetli, bekledigimden cok daha iyi yemek oncesi apertiflerim oldu. Kesinlikle tavsiye ederim, zaten sardalya konservesi hem ucuz hem de her yerde bulunabilen bir sey. En azindan bir kere deneyin, afiyet olsun.



"Fish and Chips"


Heralde Ingiliz usulu balik ve patates kizartmasini sevmeyen yoktur. Zira ben yaninda sumakli, maydanozlu sogan ve domatesle bu lezzete dayanamam, ayrica seyretmesi bile guzel. Ben baliklari hazir dondurulmus olandan aliyorum, ama ev yapimi balik koftesi ile de bu lezzeti yakalamak mumkun. Asil Ingiliz usulunde boyle ekmek arasi degil de daha cok fileto bir baligin yaninda koca koca patates kizartmalari seklinde sunum yapilir. Ama bizimki turk usulu :) Belki Turkiye'de de vardir, bu sekilde dondurulmus olarak satilanlardan.. Kizartma yerine firinda da yagli kagit ustunde pisirilebilir bence, ama ben hic denemedim.

Sanirim bu ayki etkinlikte balik koftesi yapanlar da olacaktir, o nedenle diger bloglara gozatmanizda fayda var. :) Ben sadece size guzel fotograflar sunabiliyorum bu konuda. Bezen'e cok tesekkur ediyoruz bu ayki etkinlige ev sahipligi yaptigi icin, etkinlik ozetini onun sayfasinda bulabilirsiniz saniyorum: Bezen'in blogu.. Hindistan Cevizleri


Etiketler: ,

Cuma, Haziran 16, 2006

Sekilli Ekmekler


Ben cok sevdim bu son yaptigim ekmekleri.. Ustlerine bir tatli kasigi eklenmis yumurta sarisi surdugum icin (genelde ekmeklerin ustune yumurtanin sadece beyazini surerim) boyle nar gibi kizarmis ekmeklerim oldular.. Her zamanki gibi 250 ml ilik sutun icine 6 cay kasigi kuru maya ve 1 tatli kasigi seker ekleyip mayanin erimesi icin karistirdim, kabarmasi icin de 10 dakika bekledim. Unu ve 2-3 yemek kasigi misir ununu bir kaba alip, 1.5 cay kasigi tuz ekleyip karistirdim. Ortasini actim, havuz yaptim. Icine 1 yumurta kirdim, 3-4 yemek kasigi sivi yag ve mayali sutu ekledim. Once ortadaki sivi malzemeyi karistirdim, sonrasinda elime yapismayacak kivamda bir hamur olana kadar un ekleyerek hamuru olusturdum. 45 dakika kabarmasini bekledim, sekillerini verdim, yagli kagit serdigim tepsiye siraladim. Ustlerine sekerli yumurta surdum ve 180 derecede ustleri kizarana kadar pisirdim.

Suslendiler, hashas tohumlarini, susamlarini, aycekirdeklerini takip takistirip karsiniza geldiler.. Umarim begenirsiniz onlari..

:)

Etiketler:

Sibel'in poncinleri


Gercekten cok lezzetli bir tarif bu, ozellikle hamurunun yumusakligina, dokusuna bayildim ben. Icinde ufak tefek degisiklikler yaptim. Inciri butun koymak yerine, once ilik suda yikadim, saplarini kestim, 5-6 parcaya ayirdim ve sutle o sekilde pisirdim. Yarim bardak da dovulmus ceviz ekledim. Icinin dolgusunun bol oldugu hamurislerini seviyorsaniz (esim gibi) o zaman incir sayisini iki katina cikarmak iyi olabilir. Benim damak tadima son derece uygundu. Sibelcim, bu guzel tarif icin tesekkurler.. Tarifini gormek isteyenler Sibel'in Kahvesi'nde bulabilirler..

Afiyet olsun.

Etiketler: ,

Belcikali bir tarif


Bugun oncelikle daha once bahsettigim buralara ait olan kizartilmis tatlinin tarifini verecegim. Aslinda seklinin tam yuvarlak olmasi lazim, ama biz tencereye kizartma yagina sikarken onu beceremedik, kendine has sekilleri oldu bizimkilerin. Tadi guzeldi bence, denemeye deger. Bu arada tarif kitabinda orjinal adi "Gefrituurde spritsen". "Sprits" dedikleri sut, un ve yagla ile yapilan hamurisi ve internette yaptigim kisa bir arastirmaya gore hollandalilarin 16.yuzyildan beri yedikleri birseymis. Orjinal tarif Almanlara aitmis, ve anlam olarak da kabarmis hamur demekmis.

Malzemeler
500 ml sut
2 yemek kasigi seker (ben 3 kullandim)
Bir tutam tuz
1 paket vanilin
100 gr tereyagi ya da margarin
150 gr un (1-2 kasik daha gerekebilir)
4 yumurta

Yapilisi
Sut, vanilin, seker, tereyagi ve tuz bir kaba konulur kaynatilir. Sonrasinda un bir seferde kaba eklenir, hamur toparlanana kadar karistirilarak pisirilir. Sonra sogutululur, yumurtalar birer birer hamura yedirilir. Sikma torbasina ya da krema sikacagina alinan hamura yaga atilirken sekiller verilir (yagin kizgin olmasina dikkat edin). Onlu arkali altin sarisi olana dek kizartilir. Ustune pudra sekeri serpilerek, ilikken servis edilir.

Ertesi gune kaldiginda yumusuyor, ilk gun tuketmenizi tavsiye ederim. Ben yarim olcu yaptim, 3-4 kisilik oldu.

Etiketler: , ,

Çarşamba, Haziran 14, 2006

Uc guzel tatli - yakinda

Birkac gundur hic yeni birseylerin tarifini yazamiyorum, kusura bakmayin. Tamamen havalarin sicakligindan.. Eve gidince canim hic bilgisayari acip da basinda birseyler yapmak istemiyor, dolayisi ile de fotograflari aktaramamis oluyorum. Istanbul'da her yeri sel almis bildigim kadari ile, burada da nasil sikici sicak bir hava var anlatamam. bisiklete binerken bile ruzgar esmiyor.. Sanirim buraya da yagmurlar gelecek, bu kadar bogucu hava ona isaret eder degil mi?

Aslinda gecen hafta yaptigim cok guzel havuclu kek tarifim var. Onu mutlaka paylasmak istiyorum, her seferinde cok guzel kabaran, tadi enfes bir kek. Benim zor zamanlarda basvurdugum gizli recetem :) Ablamin liseden beri cok yakin oldugu bir arkadasi var, benim de arkadasim sayilir, Ebrucuk, o cok gzuel portakalli kekler yapardi bize. O yasinda bu kadar becerikli olmasina sasirirdim hep, oysa ki kek yapmak hamurislerinde baslangic sayilirmis da bizim haberimiz yokmus. Annem hep yasakladi bize mutfagi. O islere merak salarsak okulumuzdan oluruz diye dusundu. Belki benim icin gecerli olabilirdi bu :) Bugun televizyonda bir soz duydum; "Mutfagi yasamayan bir ev oludur" diye cok hosuma gitti ve katiliyorum kesinlikle. Bazilari evinde hic yemek yapmaz, mutfak dolaplarinda nerede ne var bilmez, bana bu durum cok acayip geliyor. Insanin cani hic mi sucuklu yumurta istemez? Ya da ne bileyim ev yapimi bir mercimek corbasi? Bana entresan geliyor.. Tabi su da onemli; evin sadece mutfagi ile ilgilenip geri kalani yok saymak da olmaz. Bazen benim basima geliyor bu. Mutfakta surekli yemek yapip, bulasik yikayip ortaligi derli toplu tutabiliyorum. Ama oturdugumuz odada ya da diger odalarda sanirim bu kadar hassas degilim, bir de zaten ben asiri duzen hastasi da degilim ki. Bence daginik olmali biraz, o evde yasamin oldugu goze carpmali.. Kumandanin her zamanki yerinde olmamasi, masanin ortusunun hafif kaymis olmasi, ya da bir yerlerde unutulmus bir anahtar beni cilgina cevirmiyor.. Ya da yatagin ustunde cikarilip katlanmamis bir kazak, bir esorfman beni delirtmiyor.. Yapiliyor sonucta er ya da gec.. Ama benim esim madem er ya da gec yapilacaksa er yapilmasini tercih edenlerden :) Ilk zamanlar o cok derli toplu ben hafif daginik tarzlarimizla celistigimiz durumlar oluyordu, ama simdi uyum sagladik birbirimize.. Bazen ben toplu oluyorum, bazen o daginik, sorun cikarmiyoruz :)

Neyse havuclu kek diyordum :) onun tarifinin yanisira bir de Sibel'in sayfasindaki Incirli Poncinleri denedim. Harika oldu. Yalniz isim konusunda gelen misafirler de esim de poncik olmasi gerektigini soyleyip durdular.. Onu ogrenmem lazim bir yerlerden :) Yalniz tadi cok guzeldi bayildik yerken. Ozellikle ilik durumdayken yemek lazim bence. Ertesi gune kalinca ilk gunku guzellikleri azaliyor. Bir de yeni kitabimdan denedigim kizartilmis bir tatli var, esim direk tulumba dedi bu ama hamurlari farkli aslinda. Bir de serbete batirilmiyor, sadece ustune pudra sekeri dokuluyor. Simdilik sizi biraz meraklandirmis olayim ki siz de beni takip etmeye devam edin :)

En yakin zamanda bu uc guzel tarifle karsinizda olacagim efendim.. Simdilik herkese iyi gunler diliyorum.

Etiketler:

Salı, Haziran 13, 2006

Imrendim

Dun yazmayi unutmusum, Cumartesi gunu esimle birlikte Leuven halk kutuphanesine de gittik. Bekledigimizin cok ustundeydi. Ben burada ogrenci oldugum icin zaten cok buyuk bir kutuphane olan universitenin kutuphanesinden faydalanabiliyordum. Ama bizim icin kutuphane genelde ders calisilan, ders kitaplarinin ya da makalelerinin bulunabilecegi bir yer oldugu icin hic farkli bir amacla gitmem, genelde alirim kitaplarimi oturur bir kosede dersimi calisirim. Bu sefer bakalim neler varmis diye gittik ve sasirdik, imrendik, hayran kaldik.

Bir kere yillik uye oluyorsunuz yararlanabilmek icin, bir yilligi 2.5 euro gencler icin, eger 26 yasin ustundeyseniz o zaman da 5 euro. 18 yas alti icin ucretsiz. Bu ucretler mumkun oldugunca dusuk tutulmus, herkes faydalansin diye. Bu cok hos bir yaklasim. Zaten icerisi de insan kayniyordu, cok kalabalikti bence bir kutuphane icin, kitap alabilmek icin sirada beklemeniz gerekiyor, o denli yani. Cok buyuk bir muzik cd'si arsivi var, ayni sekilde dvd koleksiyonu da. Film dvd'leri biraz eski ama biz iclerinden "Sen hic atesbocegi gordun mu?" yu bulunca sevindirik olduk. Cdler arasinda da turkce cd'ler epey vardi. Biz bir yerden baslayip hepsini dinleyelim istedik ve Burhan Ocal'in bir cd'sini aldik. Cumartesi gununden beri balkonumuzda zevkle dinliyoruz kahvemizin yaninda. Bir de Everest'e tirmanisla ilgili bir belgesel vardi, onu izledik cok guzel cekilmis, ilgincti.

Aslidna kutuphaneye kayit olmak icin benim icin daha da iyi oldu. Flamanca cocuk kitaplari ariyordum basit olmalari acisindan, aslinda evde de alip henuz okumadigim iki cocuk romanim var. Biran once onlari bitirip, kutuphanedeki genis arsivden yararlanmaya baslamak istiyorum. Ingilizce roman konusunda da bitmez bir derya var, hemen Star Wars'in ilk kitabini aldim ama henuz okumaya baslayamadim. Herseyden onemlisi, benim kitapcilarda hayranlikla baktigim yemek kitaplarinin bir cogunu orada bulabilmis olmam. Hemen bir tanesini aldim zaten, belki ilerleyen gunlerde size birkac ornek sunabilirim. Cok degisik servis ve susleme onerileri gordum kitapta daha simdiden.

Haftasonumuz bu sekilde daha bir renklenmis oldu. Boyle bir kesiften dolayi da cok mutlu oldum, keske bizim guzel ulkemizde de bu sekilde kutuphaneler olsa, guncel olsalar.. Insanlar kitap okumak icin buralara kossalar da bir kitaba 15-20 ytl vermesek.. Benim Istanbul'da bildigim bir tek Ataturk Kutuphanesi var elle tutulabilecek.. Onun yeri de oyle guzel ki.. Bogaza karsi kitap okumak gercekten hos ama benim hatirladigim kadari ile cok yeni kitaplari bulmak imkansizdi orada. Bir de butun devlet dairelerine coken bir kasvet vardir insanin ici kitap okuma arzusu ile dolmaz orada.. Keske her mahallede herkesin kendinden birseyler bulabilecegi buyuk halk kutuphaneleri olsa.. Keske keske..

Universite merkez kutuphanesi


Etiketler: ,

Pazartesi, Haziran 12, 2006

Ne var ne yok?

Gecen hafta Turkiye'den gelen arkadasimla epey gezdik. Persembe aksami Bruksel'de yemege gittik once birlikte. Esimin de ayni aksam Bruksel'de is yemegi oldugu icin o bize ilerleyen saatlerde katildi. Biz Istanbul'da cicek pasajina benzeyen bir mekanda acik havada yemeklerimizi yedik, sohbetimizi ettik. Sonrasinda bir Fas pastanesinde kahvelerimizi ictik. Sonrasinda da Bruksel'in en buyuk meydani olan Grand Palace'da (yanlis yazmadiysam eger - fransizca buyuk meydan demek) bir cafede dis mekanda oturup soguk birseyler icerek etrafimizi izledik. Burada hava artik cok gec karariyor, dun 10.30'da alacakaranlikti. Ben gunesi cok seven biri olarak aydinligi da cok seviyorum, o yuzden de havanin gec kararmasi cok hosuma gidiyor. Biz oturdugumuzda hava yavas yavas kararmaya baslamisti ve meydandaki binalar aydinlatilmisti. Uzun yillar ayni havayi soluyan insanlar olarak daha once hic hayalini kurmadigimiz bir mekanda yillarin icinden konusuyorduk arkadasimla. Bir tek kez bile birbirimize sinirlenmedik hic, bir kez bile birbirimizin arkasindan konusmadik. Ne dusunuyorsak birbirimizin yuzune, bazen kizacagimizi bazen huzunlenecegimi bilsek de korkmadan soyledik. Hic yipranmadi o yuzden arkadasligimiz, hic yorulmadi.. Cok guzel bir aksam gecirdik boyle.. Ertesi gun de birlikte Antwerp'e gittik. Belcika'nin kuzeyinde denize kiyisi olan zengin bir sehir Antwerp. Hava da sansimiza cok guzeldi. Gezdik, dukkanlara bakindik, tarihi merkezde dolastik, yemek yedik sonra da Bruksel'e gittik, o Istanbul'a ben Leuven'e donduk gunun sonunda.

Haftasonu da oylesine cabuk gecti ki hicbirsey anlamadim. Kendimi hep disarilara atasim geldi, evde duramadim hic. Hani gogus kafesiniz sanki nefes almaniza engel olur ya oyle hissettim. Dun bisiklete bindik esimle 1 saatten fazla. 20 km yapmisiz gidis gelis. Hava da 32-33 derece idi. Ama cok iyi geldi. Ozellikle uzun ve zor bir yokusun ardindan, insanin kendini ruzgara birakmasi cok guzel bir his.

Simdi okuldayim, tezimi yazmaya calisiyorum. Aklim baska yerlerde..

Etiketler:

Icli Kofte


Daha onceden annem yaparken yaninda durup bakardim ama insanin kendisinin yapmasi cok daha zormus onu farkettim. Hala da bence eksik birseyler var ama nedir bilemiyorum, bir de benim icli koftelerin hamur kismi kalin oluyor, aslinda yaparken ince birakiyorum ama sonra bulgurlar kaynar suda sistigi icin kalinlasiyor, daha ince de yapamiyorum, annemden yazin gittigimde kurs almam gerekiyor sanirim :)) Fotografta ortaya domates kabugundan gul yapmaya calistim ama basarisiz bence, ogrenecegim ama zamanla. :)

Malzemeler (24 adet cikti)
Hamur icin
2 su bardagi bulgur
2 su bardagi kaynar su
1 yemek kasigi biber salcasi
1 adet sogan-rendelenmis
tuz
aldigi kadar un

Ici icin
500 gr kiyma
1-2 adet sogan
1 yemek kasigi salca
Maydanoz
Tuz, kirmizi biber, kimyon
Arzuya bagli ceviz
1-2 yemek kasigi siviyag

Yapilisi
Bulgurun ustune kaynar su dokulur, kapak kapatilir. 1 saat bekletilir. Sure sonunda diger malzemeler eklenir, yogurulur. Kivami yumusak olmayacak ve iyi yoguralacak.

Siviyagda sogan oldurulur, kiyma pisirilir. Ceviz eklenir, biraz kiyma ile birlikte tavada cevrilir. Salca ve baharatlar eklenir. Ocaktan aldiktan sonra da kiyilmis maydanoz pisen ic malzeme ile karistilir.

Bir kaseye su konulur, elimiz hafifce suya batirilir. Hamurdan ceviz buyuklugunde parcalar kopartilir, isaret parmagimiz yardimi ile ici oyulur, ic malzemeden 1 yemek kasigi kadar konulur, agzi kapatilir. Butun icli kofteler hazir olduktan sonra yaklasik 1,5 lt suda (1 cay kasigi tuz eklenmis) icli kofteler haslanir. Istenilirse uzerine tereyagi eritilip gezdirilir.

Ben icli kofteleri haslama asamasindan once dondurdum, cok kolaylik oluyor acil gelen misafirler icin.

Afiyet olsun.

Etiketler:

Cuma, Haziran 09, 2006

Patlicanli Patates Kosku

Tamamen benim yaraticiligimla yaratilmis bir yemek bu. Esim cok severek yiyor, bir de bence hafif oluyor diger patlicanli yemeklere nazaran.. Cok konusmadan hemen tarife geciyorum:

Malzemeler (6-8 kisilik)
4 adet patlican
5 adet orta boy patates
1 adet kirmizi biber
Yarim kg kusbasi et
1 adet sogan
4 kasik tereyagi
1 yemek kasigi biber salcasi
Tuz, kirmizi biber, karabiber

Yapilisi
Patlicanlar yikanir, birkac yerinden delinir, aluminyum folyoya sarilir ve 250 derecede yumusayana kadar kozlenir. Ayni sekilde biber de firinda folyo icinde patlicanlarla birlikte kozlenmeye birakilir. Ancak biber daha kisa surede pisiyor, onu almayi unutmayin. Patatesler soyulur, rastgele dogranir, 1 tatli kasigi tuz konmus yaklasik 1 lt su da haslanir. Kalan su suzulur, icine 1 kasik tereyagi ve gerekirse tuz eklenerek mikserle pure haline getirilir. 2 kasik tereyaginda soganlar kavrulur, salca eklenir. En son etler konularak pisirilir. Firindan cikarttigimiz patlicanlar soyulur, enine ve boyuna kesilir, minik parcalar haline getirilir. Biber ise uzun uzun ve ince ince dilimlenir. Tavada 1 kasik tereyagi eritilir,patlicanlar ve biberler ateste hafif kavrulur, tuz eklenir. Firina dayanikli kabimizin en altina patlicanli biberli karisim iyice yaydirilir. Ustune soganli et yerlestirilir. En uste ise patates puremiz tamamen ustunu kaplayacak sekilde surulur. Patates puresinin bir kismini ayirirsaniz krema sikacagi ile ustunu susleyebilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken konu firina vermeden once patatesli kismini bicakla dilimlemeniz, yoksa firindan ciktiktan sonra duzgun kesmek mumkun olmuyor. Alttaki katlar muhim degil, onlari kesmekte sorun cikmiyor zaten. 200 derece firinda 20 dakika birbirlerine kaynasmalari saglanir. Yaninda pirinc pilavi ile servis edebilirsiniz. Afiyet olsun.

Etiketler:

Perşembe, Haziran 08, 2006

Yardimmmm!

Herkese selam,

Benim tatil konusunda sizden bir konuda yardima ihtiyacim var: tatilde Kackarlara gitmeye karar verdik, ancak cok uzak oldugu icin Trabzon'a kadar ucakla gidelim, sonrasi icin de otobusle Rize'ye geceriz diye dusunduk. Benim ogrenmek istedigim Rize'ye Trabzon'dan giden otobusler, nereden kalkiyor ne siklikla var bir de ucret olarak ne kadar? Bilen, oralarda yasayan birileri varsa cok sevinirim.

Sevgiler..

Etiketler:

Flamanca ve Ben

Dun aksam ogrendim ki flamanca sinavimdan gecmisim. Cok sevindirici bir haber oldu benim icin bu, cunku son gunlerde ya gecemediysem diye endise duymaya baslamistim. Aldigim dersler konusunda basarisiz olmayi sevmeyen biriyim. Dun bir an icin yanlis listeye bakmisim gene bizim hocanin ders verdigi baska siniflara. Kendi ismimi goremeyince cok panik oldum :)) Neyse ki diger isimleri de tanimiyordum.

Boylece bir kuru daha tamamlamis oluyorum, zaten toplamda 6 kur var ve ben ikincisini bitirdim. 2 kur daha gitsem benim icin yeterli olur diye dusunuyorum. Zaten Turkiye'ye dondukten sonra ustun flamancami nerede nasil kullanabilirim hicbir fikrim yok :) Ama o kadar sene Belcika'da yasadiktan sonra en azindan birseyler ogrenmis olayim degil mi?Bir de yolda alisveris yaparken, otobuse binip birseyler sorarken adamlarin kendi dillerinde sormaniz (yanlis ya da eksik olsa dahi) sizi daha sempatik kiliyor bence. Burada dil sorunu yok neyse ki, herkes ingilizce konusabiliyor ama ben aksamlari bos bos evde televizyon seyretmek yerine kendimi oyalacak birseylerle ugrasmayi tercih ediyorum. Esim de Fransizca kursuna gidiyor bu arada, cunku onun okulunun bulundugu bolgede baskin dil Fransizca.

Geriye bu ay icinde halletmem gereken bir finalim, bir de tezim kaldi.. Tezi bitirip, savunmam lazim ama savunmasini Turkiye'ye gelmeden onceki haftalarda yapmayi dusunuyorum. Arada bir de makale yazabilirsem super olur tezimle ilgili.. O da kismet artik :)

Fotograf kaynak

Etiketler:

Çarşamba, Haziran 07, 2006

Kereviz Salatasi


Bu tarifi yapmadan once Portakal Agaci'nin Padisah Salatasi ile yola cikmistim aslinda. Bizim evde kereviz, enginar pek yenilmiyor. Ben de esim de pek alisik degiliz ama istiyoruz ki onlari da yiyelim, sonucta yararli seyler. Salataya basladiktan sonra kendimce degisiklikler yapmadan duramadim, mesela icine salatalik koymadim; orjinal tarife patates, kirmizi biber ve misir ekledim. Daha az yogurt koydum. Maydanoz ve dereotu olmadan da olur diye dusundum. Esime de hep bu hatice'nin teyzesinin tarifi, zaten kotu olmasi mumkun degildi dedim. Tadina esim de ben de bayildik, kereviz yemeyen bir ailede kereviz salatasi zevkle yenildi. Tavsiye ederim.

Malzemeler
1 adet orta boy kereviz
1 adet orta boy patates
1 adet kirmizi biber
Yarim kutu konserve bezelye
2 adet kucuk havuc
Yarim kutu konserve misir
5-6 adet salatalik tursusu(ufak ufak dogranmis)
1 su bardagi makarna (ben ufak burgulardan kullandim)
1 su bardagi yogurt
1 dis sarimsak (ince rendelenmis)
3-4 kasik mayonez
Tuz

Yapilisi
Kereviz, havuc kup kup, kirmizi biber de cok ufak olmayacak sekilde dogranir ayri ayri haslanir ve sogutulur. Patatesi kabuklarini soymadan hasladim, sonra kup kup dogradim. Makarna da tuzlu suda haslanir, suzuldukten sonra soguk su gecirilir ustunden, birbirine yapismasi engellenir. Mayonez, yogurt, sarimsak ve tuz bir kapta karistilir. Butun malzemeler (misirin bir kismini suslemek icin ayirin) genisce bir kap icinde biraraya getirilir ve uzerine yogurtlu karisim dokulur, karistirilir. En son ustu misirlarla suslenir.

Hem kolay, hem de leziz.. Afiyet olsun.

Etiketler:

Besamel Soslu Firin Mantar


Yesimler geldiginde onlara hos bir surpriz olmasi icin Yesim'in Mutfagindan bir tarif denemek istedim ve besamel soslu mantari sectim. Gercekten cok leziz.. Hatta dun bir arkadasim geldi bizde kalmak icin, ona da aksam hemen uyguladim, o da cok begendi.

Ben ufak tefek birkac degisiklik yaptim; o yuzden nasil yaptigimi da yaziyorum altta.

Malzemeler
500 gr mantar (yikanmis ikiye kesilmis)
3 y.kasigi tereyagi
3 y.kasigi un
200 ml krema
300 ml sut
1 su bardagi rendelenmis kasar
yarim limon
tuz

Yapilisi
Mantarlar limon suyu eklenerek, suda haslanir. Onlar piserken yag eritilir, un kavrulur. Rengi degisince (kokusunun kaybolmus olmasi lazim) sut ve krema bir yandan karistirirken eklenir. Karistirarak besamel sosumuz pisirilir. Eger kivami cok yogun olursa biraz daha sut eklenebilir. Alti sondurulup, tuzu eklenir. Mantarlar firin kabina alinir, hafif tuzlanir. Ustune besamel sos dokulur, rendelenmis kasarla ustu suslenir. 200 derece firinda yaklasik 20 dakika ustu kizarana kadar pisirilir. Gercekten muazzam bir lezzet :)

Etiketler: ,

Firinda Mucver


Daha onceden firinda kabakli mucverin tarifini buraya yazmistim. Ayni tarifi uyguladim ama hepsini tek kapta pisirmek yerine, kucuk kucuk porsiyonlara ayirdim bu sefer ve sonucta daha memnun kaldim. Cunku boylece cok daha iyi pistiler ve kabardilar. Hatta belki yumurtalarin beyazlari ayrica cirpilsa sonuc daha iyi bile olabilir. Ben normal mucver yapar gibi butun malzemeleri karistirip, kaplari yaglayip herbirinin dortte ucu dolacak sekilde koydum. Lezzet olarak da gayet guzellerdi.

Afiyet olsun.

Etiketler: ,

Basarisiz Midye Tava Denemesi


Aslinda sonu husran olmasa da basarisiz bir denemeydi benim icin. Evde yapmayi asla dusunmedigim ama Sampiyon'a gidince yaninda Zumkufulle beraber illa ki yedigim bu yemegi deneme fikri; esimin Ispanyol olan hocasi ve esi icin bir hosluk yapalim dusuncesinden cikti. Ama tabi onlara yapmadan evvel kendimize yapip deneyelim istedik.

Hersey guzel basladi. Temizlenmis, ayiklanmis midyelerimizi marketten aldik. Evde sadece bana kenarlarindaki siyah tuylu kisimlari kesmek kaldi. Yalniz hemen soyleyeyim ki ben midyeye bakmadan yerdim, hakliymisim :) Guzelce kestim, bir saat sodali suda beklettim. Yalniz bizim aldigimiz midyeler cok kucuktu, buraya mi has bize mi oylesi denk geldi bilemedim. Sonra cop sislere dizdim. Hazirladigim unlu yumurtali karisima batirdik hepsini, guzelce sosladik. Sonra da kizmis olan fritozumuzun icine hepsini koyduk. Iste sorun da burada :( Fritozde olmazmis midye tava! Cunku hepsi birbirine yapisti, goruntu de hos olmadigi icin fotografini cekmedim. Tarator sosuyla birlikte yedik afiyetle, tadi guzeldi ama midye tava goruntusu yoktu. Zaten fritozun sepetinden de zor bela cikardim hepsini. Tadi guzel , goruntusu kotuydu diye icime de sinmedigi icin tarif vermiyorum :) Affedin beni, ama bir dahaki denememde basarili bir fotograf yakalayabilirsem, sizinle hem tarifi hem de kendilerini paylasirim.

Boyle de bir sey oldu iste.. :)

Etiketler:

Pazar, Haziran 04, 2006

Leuven'de Son Durum


Dun aksam Yesim'le esini ugurladiktan sonra eve donerken biz de biraz sehir merkezinde zaman gecirelim istedik, standlar kurulmustu ve bir atraksiyon olacagi belliydi. Hemen yerimizi aldik ve beklemeye basladik. Bir saate yakin ayakta bekledik ama hava da guzel oldugu icin cok sikilmadik. Sonra da iyi ki kalmisiz dedik kac sefer. Dun aksam izledigim muazzam bir gosteriydi, esi benzeri olmayan bir seydi. Nasil yani diye kalakaldim ben. Hem muzik hem goruntu anlaminda gercek bir sov izledik, hem de halka acik, ucretsiz bir sekilde. En cok bu yuzden seviyorum aslinda burayi. Boyle muazzam gosteriler izlemek icin dunya kadar para odemenize gerek kalmiyor. Yesim'le esi de Leuven'in en kalabalik, en yogun saatlerine denk geldiler. Onlarin da cok hosuna gitti bu Istanbul'a benzeyen hali..


Soyle anlatayim; ortamda kocaman bir vinc var, ve onun ucuna bagli sahnemsi birsey, tam anlatmak cok zor, webden buldugum birkac resmi de ekliyorum daha anlasilir olmasi acisindan. Perkusyon sov olarak da nitelendirilebilir aslinda. Bir suru garip kilikli ve makyajli insan halk arasinda kisa bir gosteri yaptiktan sonra bu sahnemsi seyde yer aliyorlar, hepsinin caldigi degisik bir enstruman var. Kimisi buyuk buyuk canlari caliyor, kimisi zil ve davul. Ve gosteri sirasinda vinc bu aleti yukari kaldiriyor ama en az bes katli bir ev yuksekliginde. Bir yandan da donuyor. Yaptiklari muzik harikaydi, kulaklarimiz nasil cinladi anlatamam eve donus yolunda. Isikla da suslemisler olayi, uc tane de ip cambazi kiz o yukseklikte salincak turu birsey ustunde sov yapti digerleri muzik yaparken. Bir yandan da spotlarla binalarin ustunde bu kizlarin golgesini izleyebilirsunuz, spot onlari takip ediyor. Sanirim yarim saatten uzun surdu hem gorsel hem isitsel solen.. Cok guzeldi :) Iyi ki kalmisiz diyorum bugun de. Cuma gunundan itibaren baslayarak uc gunluk bir festival var aslinda su an Leuven'de. Baska meydanlarda da baska eglenceler varmis, simdi okudum az evvel. Belki bu aksam birine daha gidebiliriz.

Bir yandan da sehrin belediye binasini (stadhuis) Fransa'dan gelen bir artist isik oyunlari ile boyamisti, yani sadece isiklar kullanilarak bina renklendirilmisti. Bahsettigim binada ise o kadar cok detay var ki aslinda, hepsi ayri bir renk kullanilarak ortaya cikarilmisti, o manzara da seyretmeye doyumsuzdu. Iki sov birarada cok harika oldu.

Etiketler: ,

Meyveli Turta


Aslinda turta diyince insanin aklina baska seyler geliyor. Bu daha cok yaspastaya benziyor ama adi boyle ben de degistirmek istemedim. Bu tatlinin ozel bir yeri var hayatimda aslinda. Esimin ailesi ile ilk tanismaya gittigim gun kayinvalidem bu tatliyi yapmisti bana. Meyve olarak da sadece cilek kullanmisti. Hem goruntu hem tat muhtesemdi.. Tabi kibar olmak lazim, bir dilimle yetinmek durumunda kalmistim. Ama sonra Tolga'nin basinin etini yedim, onun tarifini alsana bana diye. Evlendikten sonra bu kis tatile gittigimizde beraber yaptik da ben de sonunda ogrendim. Gercenten bence garantili bir tarif. En az 4-5 kez yaptim kistan beri ve hic sorun cikarmadi. Hep uysal uysal kabardi firina girince. Beni uzmedi, kaliptan hemen ayrildi. Denenmis ve de onaylanmis bir tarif yani..

Malzemeler
Pandispanya
3 yumurta
100 gr seker
200 gr un
100 ml sivi yag
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

Krema
1 yumurta
7 yemek kasigi seker
3 yemek kasigi un
Yarim limonun kabugu
40 gr evde varsa beyaz cikolata
750 ml sut
1 paket vanilin

Ustu
1 konserve ananas (bir konservede genelde 10 dilim oluyor, birkac dilim artiyor)
1 kucuk kase bogurtlen
1 paket tart jolesi

Yapilisi
Once yumurtalar seker ile iyice cirpilir (mikserin yuksek devirinde). iyice katilasip sekerin erimesi lazim, yoksa kekiniz guzel kabarmaz. Sonra icine yag eklenir, biraz daha cirpilir. Kati malzemeler (un, kabartma tozu ve de vanilin) baska kapta karistilir ve yumurtali karisimla birlestirilir. Mikserin en dusuk devrinde cirpilir, unun sivi malzeme ile karismasi yeterli, cok cirpmayin. onceden isitilmis 160 derece firinda 15-20 dakika pisirilir. Ilk 15 dakika sakin firinin kapagini acmayin. Altin sarisi renkte pismis olmali. Beyaz kalmasin.

Kremanin yapilisina gelince, yumurta, un ve seker bir kapta uzerine birkac kasik sut dokulerek homojen hale gelene kadar karistirilir. Kalan sut ayrica isitilir ve bu karisimin ustune bir yandan karistirirken hizli hizli, yavasca dokulur. Bu sekilde topaklanmayi da onlemis oluruz. Ben kaynadiktan sonra yag yerine cikolata kullandim. Cikolata eridikten sonra da vanilini ekledim. Mikserle 4-5 dakika hizli devirde karistirdim. Boylece sogumus da oluyor.

Pandispanyanin cukur yerine kremayi dokup duzgunce yaydim. Ustune dilimlenmis konserve ananaslari ve bogurtlenleri yerlestirdim. Sonra paketteki tarife gore tart kolesini hazirlayip , meyvelerin ustune yaydim. Buzdolabinda bir gece beklerse krema kendini daha cok buluyor.

Genel olarak uzun ve de mesakketli gibi gorunuyor ama eliniz alisinca cok pratik bence. Isterseniz ananas ve bogurtlen yerine muz, kivi, cilek gibi meyveler de kullanabilirsiniz ama bence hafif eksimsi meyvelerle daha guzel oluyor (bogurtlen ve visne gibi).


Afiyet olsun.

Etiketler: ,

Dun nasil gecti?

Cok guzel bir gun gecirdik Yesim ve esi ile.. Sanki birbirimizi yillardir tanisiyormusuz gibi hissettim dogrusu, iyi ki bu bloglar arasinda tanismayi saglamisiz, ve iyi ki Yesimler buraya tasinmis. Eminim bundan sonra da sik sik gorusecegiz. Yesim ve esi gelirken bize benim cok sevdigim bir saksi cicegi getirmisler saolsunlar.. Cok seker, uzerinde minik minik gulleri ve bir suru tomurcugu var. Sizinle de paylasmak istedim. Yaninda duran da benim emektar benjamin, biraz nazlidir kendisi. Cok su, direkt gunes sevmez.. Hep ilgi bekler.. Ben de onunla konusurum, derdini sorarim hep :) Simdi yanina bir arkadas geldi, eminim daha mutlu olur bundan sonra :)

Etiketler:

Perşembe, Haziran 01, 2006

Son gunlerde..

Uzun zamandir istedigim gibi birseyler yapip, tarifini fotografini buraya koyamiyorum. Bunun iki sebebi var aslinda; hatta uc; birincisi fotograf makinamizin pili degismek uzere uretici firmaya gonderildi. D50 tipi makinalarda kullanilan bir pil varmis, ve bazen sarj olurken yangina sebebiyet verebiliyormus. Ama pilinizi ureticiye gonderirseniz, size guvenli olan bir modelini gonderiyorlar pilin. Biz de gondereli 1 haftadan fazla oldu ama hala gelen giden yok, merakla bekliyorum ne zaman gelecek diye. Ikincisi de artik kilo aldiran seylerden durabildigim kadar uzak durmaya calisiyorum, daha cok sebze tarzi seyler yapmaya calisiyoruz. Bir yandan da bu ayki etkinlik icin burada adini sanini bilmedigim baliklarla ne yapabilirim diye dusunuyorum. Gidiyoruz markete, baliklarin ne sekli tanidik, ne ismi. Bakalim neler cikacak. Ucuncu sebep de bu ara cok mesgulum. Bir yandan tezimi yaziyorum, bir yandan Turkiye'de gecirecegimiz Agustos ayi icin planlar yapiyorum. Dun Flamanca sinavlarimin son asamasini, yani dinleme okuma ve konusma kisimlarini tamamladim. Ondan once de gramer, kelime ve yazma bolumleri vardi. O da epey vaktimi aldi son gunlerde. Neyse ki bitti, haftaya carsamba belli olacak sonuclari. Bir de ucuncu yapbozuma basladim. Ikincisini de tamamlayip duvara astik esimle. Ama henuz fotografini cekemedim. Dedim ya makinanin pilini bekliyoruz.

Ama hayatimda guzel seyler de oluyor bu aralar bu kadar yogunlugun icinde. Belki benim blogumu takip edenlerin icinde Yesim'in Mutfagi'ni takip edenler de vardir; ve onlar biliyorlardir ki Yesim Belcika'ya tasindi bu sali gunu. Ve biliyorsunuz ki ben de Belcika'dayim. Yesime gelmeden once buralar hakkinda biraz fikir vermeye calismistim e-mail araciligi ile. Sonrasinda esime anlatirken boyle boyle bir blog arkadasimla esi buraya geliyorlar, cok mutluyum falan derken, neden haftasonu yemege bize cagirmiyorsun dedi. Ilk haftasonlari olacak, birlikte gecirmemiz guzel olur diye dusundum ben de. Yesim ve esi de cok sevinerek kabul ettiler saolsunlar. Bu cumartesi gunu Yesim ile tanisacagim! Cok mutlu ve de heyecanliyim dogrusu. Ustelik esinin isyeri de bize yakin oldugu icin muhtemelen yakin yerlerde oturacagiz. Sevindirici tabi!

Universiteden arkadasim olan Simgosum da bugun mujde verdi bana. Sali gunu is icin 4 gunlugune belcikaya geliyormus, cok sevindim. Bir gun bizde kalacak, butun gun gezip tozacagiz. Insallah hava da guzel olur. Oyle soguk ki buralar bu ara hala mont!! giyiyorum ya. Bir yagmur yagiyor, bir ruzgar cikiyor sanki Ocak ayindayiz. Kursa basladigimda haziranin yaz ayi sayilmadigini ogrenmistim Belcika'da da cok sasirmistim, dogruymus.

Ben gunesi ozledim yaaa!

Etiketler:

Number of online users in last 3 minutes
Locations of visitors to this page