annemin mutfak kokusu

Cuma, Eylül 29, 2006

Kabak Salatasi


Ben kabagi cok seviyorum sanirim, surekli onunla yemek yapiyorum, salata yapiyorum falan filan.. Zaten baska ne sebzeler vardi, onlari bile unuttum.. Burada tazesi alip da yapabildigim patlican var, ispanak var, kabak var, bir de karnabahar.. Bugun listeye kuskonmaz ve brokoliyi de ekledim. Bir de yiyecek listesine yulafi da aliyorum. Kadinlarin yemesi gereken seylermis bunlar. Omega 3 acisindan ise keten tohumu cok saglikliymis. Ben bol bol tuketirim zaten. Kahve ogutucusunden gecirip, salatalara, ekmek hamuruna karistiririm. Ya da sadece yogurtla yerim. Eger yagda kavurmazsaniz o zaman tadi kokusu da olmuyor. Sadece faydali diye yiyor insan iste..

Garip bir bosvermislik, miskinlik var ustumde. Hicbirsey yapasim yok. Kolumu kaldirasim yok. Camasirlar birikti, utu yapmam lazim ya da cam silmem lazim. Ama hicbirini yapasim yok iste. Uykularim da cok boluk porcuk birkac gundur.. Sanirim hava degisikliginden.. Ama biran once silkinip, kendimi islerime, haftaya baslayacak olan dil kursuma vermem lazim. Sporla ilgili onemli kararlar verdim. Her oglen yemek sonrasi 30 dakika hizli tempo yuruyus + haftada bir gun birkac saat yuzme + haftada bir gunde vucuda esneklik kazandiracak aerobik, streching, ya da yoga ya da thai chi artik ne olursa.. Bir de masa tenisi ogrenmek istiyorum ama o tamamen hobi amacli, spor yerine saylanmaz :) Haa, bir de yarim biraktigim bir is olan patenle kaymayi ogrenmek istiyorum. Gecen sene cok dustum ama artik ogrensem iyi olacak.. Heveslendim aldim, simdi dolapta bekliyorlar.. Beklemeleri de beni sinir ediyor.

Bu aksam Leuven'de cevredeki Turklerle tanisma toplantimiz var. Turk ogrenciler olarak yapilan hicbir etkinlik yok, cogu kisi birbirini tanimiyor bile. ne kotu.. Bir ogrenci dernegi kurmak lazim aslinda ilk is. sonra geceler, etkinlikler organize etmek lazim. Belki bir folklor grubu kurulur. Burada Turkler cok farkli taniniyor, cok dusuk kultur olarak kabul ediliyor. Oysa ne zenginliklerimiz var bizim. Simdi Ilber Ortayli'nin bir kitabini okuyorum "Imparatorlugun En Uzun Yuzyili" diye.. Cok guzel bir anlatim, cok yogun bir kitap. Ilber Ortayli su anda Topkapi Muzesi mudurlugunu yapiyor ama ayrica cok iyi bir tarih profesoru. Kesinlikle okumanizi oneririm kitaplarini. Hepsi birer basucu kitabi, kaynak eserler.. Bizim Osmanli Imparatorlugundan kalan cok buyuk bir mirasimiz var.. Her alanda cok buyuk islere imza atmis atalarimiz.. Bunlari zenginlestirmek, tanitmak da aslinda milli gorevlerimiz. Ben kanada'ya gitmeden once milliyetci olmayan bir mizaca sahiptim. Dunya insani olmanin daha onemli oldugunu dusunurdum hatta. Degilmis.. onu ogrendim. Her miillet kendi deger yapilarina oylesine bagli ki, bizim kendi zenginliklerimizi koruyamamis olmamiz buyuk kaybimiz.. Neyse dedigim gibi bu aksam kucuk bir bulusma olacak, bakalim kac kisi gelecek, neler konusacagiz.. Geyikle mi gececek yoksa onemli birseyler yapilabilir sonucuna varabilecek miyiz..

Simdi gelelim kabak salatamiza.. Daha onceden renkli salata diye bir kabak-havuc salatasi tarifi yazmistim. Bundaki fark malzemeleri rendelemiyoruz, ufak ufak kesiyoruz. Baska da birsey yok.. Afiyet olsun.

Malzemeler
2 adet havuc
2 adet kabak
2 yemek kasigi zeytinyagi
Yarim su bardagi yogurt
1 dis sarimsak
tuz

havucu, kabagi kucuk kucuk dograyin, yagda kavurun. Ilindiktan sonra sarimsakli yogurtla karistirin. Tuz ekleyin. Pulbiberle, derotuyla susleyebilirsiniz.

Etiketler:

Çarşamba, Eylül 27, 2006

Yagmur yagmasin istiyorum.
Kuzey Denizi'ne gidip buz gibi ruzgara karsi cay icmek istiyorum.
Sicacik evime gidip miskin miskin yatmak istiyorum.
Yeni donem icin kayit olmak istiyorum.
Kutuphaneye gidip yeni yemek kitaplari almak istiyorum.
Hem herseyi yiyeyim hem de kilo vereyim istiyorum (heralde isteklerim arasinda en mumkunsuzu bu :) )
Tam anlamiyla araba kullanmayi ogrenmek istiyorum (park etmek de dahil olmak uzere).
Bisikletle yokus asagi bir yolda hiz yapmak istiyorum.
Simdilik bu kadar isteklerim..


Arsivde unutulmus resimler, tarifler..

Yildiz Kurabiye (ben bunun kurabiyesini sevmedim ama ortasindaki cikolata fikri guzeldi. Kremayi kaynattim, icine cikolata parcaciklari attim, karistirdim biraz soguttum sonra 1 kasik kestane puresi ekledim, Kurabiyelerin arasina yapistirici ve dolgu malzemesi goreviyle surdum. Goruntu guzeldi ama kurabiye hamurunda is yoktu, begenmedim)

Mozerallali Domates Dolmasi (cok kolay minik domatesler secilir, icleri oyulur, kup kup kesilmis mozeralla peynircikleri ile doldurulur, sonra afiyetle yenir. isterseniz pul biber, pesto sosu, kekik ya da baska seylerle zenginlestirebilirsiniz)


Kendini Tabule zanneden Kuskus Kisiri (bunu da salata etkinligi icin yapmistim ama kismet olmadi katilmak. Asil amac tabule yapmakti ama icinde salca yoktu tabulenin ben de boyle olmaz dedim, bizim damak tadimiza uymaz diye direk salcada kavrulmus soganciklari ekledim. biraz biber, biraz kup kup kesilmis domates, sicak suda sisirilmis kuskuslar, taze sogan ve bilumum baharatlar esliginde tabuleyi hazirladim. Ama sonunda kisira benzedi, tabuleye benzemedi :))

Etiketler: , ,

Pazartesi, Eylül 25, 2006

Ispanakli Kis


Cok guzel bir haftasonu gecirdim.. Cumartesi gununden baslayarak sevdiklerimizle bol bol vakit gecirdik, yeni insanlarla tanistik.. Blog arkadaslarimdan Yesim ve esi ile gorustuk Cumartesi aksami.. Onlari baska sevdigimiz Leuven komsularimizla tanistirdik.. Belcika'da ilk kez araba kullandim. 3 sene once ogrenmeye baslamistim ama sonra araya gene uzun zaman girdi ve hic pratik yapma imkanim olmamisti. Cumartesi gunu yuruyus icin gittigimiz parktan donerken arkadaslardan biri, "hadi bakalim gec direksiyona da soforlugunu gorelim" dedi.. İlk basta epey tirstim ama sonradan da alistim.. Sevindirik oldum sonrasinda da..

Cumartesi aksami menusunden bu kis de.. saolsun yesim de gelirken mercimekli kofte yapmisti bizim icin.. Ben de ayni seyi dusunup sonra vazegcmistim, isabet olmus dogrusu.. Yesimin yaptigi cok guzeldi.. Kis hem hafif, hem de lezzetli oluyor, tavsiye ederim..

Malzemeler
70 gr tereyagi
3 yemek kasigi buz gibi soguk su
250 ml un
Yarim cay kasigindan daha az tuz

1.5 su bardagi haslanmis ispanak
1 adet sogan
Yarim cay kasigi muskat
Yarim cay kasigi tuz
Yarim cay kasigi karabiber
150 gr rendelenmis kasar
1 adet yumurta
150 ml krema

Yapilisi
Yumusak tereyagi kup kup kesilir, tuz, un ve su eklenir, hamur elde edilir. Strece sarilip buzdolabinda yarim saat bekletilir.

20-22 cm'lik kis kalibi yaglanir. Hamur kaliptan buyuk olacak sekilde acilir, kaliba yerlestirilir. Catalla birkac yerinden kabarmamasi icin delinir. Gene kabarmamasi icin ustune aluminyum folyo, onun ustune de birkac tane fasulye koyulur. 180 derecede 15 dakika pisirilir. Hamur pisince, ıispanaklarin sogumasi icin beklenir biraz.

Sogan az yagda kavrulur, ıspanaklar eklenir. Suyunu cekene kadar pisirilir. tuz eklenir. Hamurun ustune duzgunce yerlestilir, ustune kasar rendesi serpilir. En uste de yumurta ile cirpilmis, muskat ve karabiber eklenmis krema kasikla dokulur. İstenilirs biraz da kasar rendesi en uste serpilir, renginin guzel olmasi icin. Gene 180 derecede ustu iyice kizarana kadar pisilirilir. Afiyet olsun.



Not: Iki kis fotografi farkli zamanlarda yapilan kislere ait.. o yuzden bu kadar farklilar. ilkinde rende kasar yerine ufak dilimler halinde kullanmistim, o yuzden daha parca parca kizardi.

Etiketler: , ,

Pazar, Eylül 24, 2006

Marzipanla ilgili ikinci yazi

Marzipanli Tosbikler


Bir onceki marzipan yazimda belirttigim gibi son zamanlarda bir de marzipanli kurabiye yaptim. Hemen tarife geceyim, zira soyleyecek anlatacak cok seyim var bugun..

Malzemeler
200 gr tereyagi
200 gr esmer seker
300 gr un
150 gr marzipan
80 gr beyaz cikolata
2 yemek kasigi cig krema
1 cirpilmis yumurta
2 yemek kasigi kakao

Yapilisi
Oncelikle yumusak yag ve seker mikserle krema kivamina gelene kadar cirpilir. sonra yumurta eklenerek cirpilmaya devam edilir. Kakao ve un karistilir, sekerli karisima eklenir ve ele yapismayan bir hamur elde edilir. Strec folyoya sarilip dolapta 10 dakika sogutulur. Strec serilmis tezgah ustunde yarim cm kalinlikta acilir, biskuvi kalibiyla minik minik parcalar kesilir. Marzipandan ufak bir parca alinir, bir hamurun ustune konulur, digeri ile kapatilir, kenarlari hafif yapistirilir. Butun hamur bu sekilde sekillendirilir. 190 dereceye isitilmis firinda pisirilir. Krema ve cikolata ben mari usulu eritilir, biskuvilerin ustune sekilli olarak akitilir. Afiyet olsun.

Marzipanla Pasta Suslemesi


Simdi sira geldi marzipanla pasta suslemesi nasil yapilir konumuza.. Asagida kitaptan aldigim resimler var, aslinda epey guzel anlatilmis. Butun asamalar fotograflandirilmis. Once yuz mimikleri nasil verilir, nasil farkli sekillerde kafalar olusturulur onunla ilgili resimler geliyor.. (eger fotografin ustune tiklarsaniz daha buyuk halde gorebilirsiniz, kitaptan cektigim icin cok net olmayabilir, idare edin)


Simdi sira vucutlara geldi. Oturan figur nasil yapilir, nasil yuruyen bacaklar sekillendirir onlara bakalim..

Simdi geriye bir tek marzipan nasil yapabilir konusu kalmis oluyor.. Birkac tur marzipan tarifi var, hepsini paylasmak istiyorum onun icin de biraz flamancadan ceviri yapmam lazim. Bu aksam tamamlayabilirsem yarin eklerim..

Kaynak: Marsepein van Modeleren tot Proeven (bij Ignace Proot en Daniel Leroy)

Etiketler: , ,

Cuma, Eylül 22, 2006

Marzipan


Son gunlerdeki ilgi alanim marzipan.. Neler yapilir, nerelerde kullanilir falan filan.. O yuzden biraz onunla ilgili yazmak istiyorum.

Marzipanin dogusu hakkinda kesin bilgiler olmamakla birlikte bir gorus Iran'da dogdugunu ve Avrupa'ya Turkler tarafindan tanistirildigini soylemektedir. Baska bir gorus ise buna karsi cikiyor. Italya ya da Macaristan arasinda da bu konu sorun halindedir. Ikisi de kendisine ait oldugunu savunmakta. Belcikalilar da kendilerinin buldugunu soyluyormus eksisozluk'teki bir tanima gore ama ekleme de var; badem agacinin olmadigi yerde bu iddia fazla iddiali kaliyor tabi. Sonralari ise Almanya'ya has bir spesiyal haline geliyor marzipan. Esas olarak badem ve sekerden yapiliyor, bazilari icine aroma etkisi icin gulsuyu de koymaktadir. Ama orjinal tarifte gulsuyu yoktur.

Is dunyasinda ise marzipan sinifi, en ust kademe yoneticilerden once gelen idari kadro demekmis. Bunun aciklamasi da bazi pastalarda en ustteki kremadan once gelen bir kat marzipan tabakasidir.

Bildigim kadari ile Turkiye'de marzipan bulmak buradaki kadar kolay degil maalesef. Bu durumda ya evde yapabiliriz ya da yurtdisinda yasayan ya da oralara giden arkadaslarimiza siparis verebiliriz :) Aslinda Beyaz Firin'da satildigini okudum forumlardan birinde ama kilosunun 84 ytl oldgunu da okuyunca aradigimiz sey bu degil dedim. Zira burada 150 gr'lik paket 1.5 euro civarinda, yani kilosu yaklasik olarak 20 ytl. Bir de Bebek Badem Ezmesi diye minik bir dukkan var Bebek sahilde ancak uyarayim fiyatlar hic de minik degil orada da. Bir de zaten onlar badem ezmesi, marzipan degil. Aradaki fark da badem oranindan geliyor.

Marzipan kullanarak neler yapabiliriz?

Aslinda marzipan sade bile yenilebilir, cunku oldukca lezzetli bana gore. Cunku ben bir bademseverim :) Ama marzipan tabi ki farkli tatlilarda degisik aromasi ile ilginc bir malzeme olarak kullanilabilir. Ben bugune kadar uc uygulamada kullandim. Birincisi esimin dogumgunu pastasinin ustune gul ve yapraklar yaptim. Ikinci olarak da marzipanli trufflar hazirladim, hem cok lezzetli hem de cok orjinal oldular. Ayrica damak tadi da bana biraktigi yorumlardan birinde kokos yaptigindan bahsetmis. ucuncu olarak da marzipanli tosbikler (tarifi yakinda geliyor). Bunun disinda daha neler neler yapilmaz ki marzipandan? Kurabiyeler, turtalar, kekler.. Tamamen hayal gucumuze kaliyor yapabileceklerimiz. Belcika'da ilk kez yedigim "frangipane" adindaki kekler de marzipandan ya da badem unundan yapiliyormus onu da bu arastirmalarim sirasinda ogrendim, sizlerle de paylasayim istedim. Hos bir badem esansi var bu kekimsi seylerde.. (yandaki resim belcikanin en guzel hazir wafflelarini yapan Lotus frangipane resmidir)

Bunun yanisira marzipandan cesitli sekiller yapilip susleme amacli kullanilabilir. Mesela gida boyasi kullanarak havuclar yapilabilir, havuclu kekleri suslemek icin. Marzipanin onemli bir noktasi kullanmadiginiz zaman hemen bir strece sarip oyle bekletmeniz, aksi takdirde dis yuzeyi kuruyabilir (badem miktarina bagli olarak). En uygun calisma sicakligi ise oda sicakligi (22-23 derece). Kullanmadiginiz donemlerde dolapta bekletebilirsiniz. Susleme ile ilgili bilgilere daha sonra deginecegim.

Marzipanli Truff Tarifi - 1
100 ml krema
150 gr cikolata (ben aci cikolata kullandim)
75 ml marzipan
Suslemek icin hindistancevizi, kakao ya da sus sekerleri

Krema kaynatilir, kucuk kucuk dogranmis cikolata kremanin icinde eritilir ve biraz ilinmasi icin beklenir. Marzipandan kucuk toplar yapilir. Once cikolataya sonra da istenen susleme malzemesine bulanir.

(bunlari pastanin gullerinden arta kalan marzipandan yapmistim, gayet de guzel olmuslardi)

Marzipanli Truff Tarifi - 2
Malzemeler usteki ile ayni ama marzipanla cikolata ayri iki bolge olmasin diyorsaniz eger o zaman once marzipan rendelenir, ustune cikolata kucuk kucuk dogranir ve krema eklenerek ben mari (sicak suyun icinde baska bir kabin icine oturtularak) eritilir. Biraz soguduktan sonra elle sekillendirilir ve susleme malzemesi ile ustu kaplanir. Bu sekilde yaparsaniz icine ince dovulmus badem de ekleyebilirsiniz.

Marzipanli Tosbikler
Marzipanli tosbikler (isim anneleri benim) internetten buldugum tarifle biraz oynayarak elde ettigim guzel kurabiyeler.. Ama fotograflar ve tarif baska bir postun konusu olsun derim ben.. Ben sonuctan oldukca memnun kaldim ama esim biraz sert buldu kurabiyeleri ama zaten bunlara kurabiye yerine biskuvi demek daha uygun olabilir..

Marzipan ile pasta susleme
Pasta suslemek icin marzipan seker hamuru yerine kullanilabilir. Ben gida boyasini pek eve sokmayan biriyim, o yuzden dogal renklendirmeler daha cok hosuma gidiyor. Pasta yaparken gul sekillerini pembe yapmak istemistim ve o nedenle de marzipani nisasta ve sekerle pisirdigim bogurtlenle karistirdim ama istedigim gibi sonuc elde edemedim. Hem parlak degildi ortaya cikan hamur hem de renk istedigim koyulukta degildi. Sonra cok az cilek receli ile denedim ama gene bekledigim gibi bir sonuc elde edemeyince erittigim cikolata ile karistirdim marzipani. Eger renkli figurler yapacaksaniz sanirim gida boyasi kacinilmaz.

Marzipan kolay sekillendirilebilen bir hamur ama ayrica ele cok kolay yapisiyor. Bu nedenle calisirken bence latex eldivenler cok ise yarayabilir. Bir de dokusunun puruzsuz olmasi icin ben hep buzdolabi posetinin altina koyup hamuru, o sekilde sekillendiriyorum.

Suslemenin gorsel fotograflarini, ipuclarini da bir dahaki posta birakiyorum. Kutuphaneden aldigim kitaptaki ilginc teknikleri sizlerle paylasacagim..

Marzipan bebekler efsanesi
Bir ara mail yoluyla marzipandan yapilmis superotesi bebekler dolasiyordu internet ortaminda. Ama gercekten harika figureler, avuc icine sigan acayip guzel bebekler hepsi farkli duruslarda falan filan. marzipani arastirirken farkettim ki efsaneymis, aslinda marzipandan degil de baska bir malzemeden (polimer kil ve resin) Camille Allen tarafindan yapilmis. Bakmak isterseniz adres soyle: http://www3.telus.net/camilleallen/camilleallen/index.htm. Ama tabi gene de sanata hayran kalmamak mumkun degil.


Gelecek postun konusu:
Marzipanli tosbikler nasil yapilir?
Evde Marzipan nasil yapabiliriz?
Marzipan pasta suslemesinde hangi tekniklerle nasil kullanilir?

Etiketler: ,

Salı, Eylül 19, 2006

Talas Boregi

Bunu da esimin dogumgunu icin hazirlamistim, cok sever kendisi :)

Malzemeler
10 adet milfoy karesi
300 gr kusbasi et
1 avuc haslanmis ya da konserve bezelye
1 adet sogan
1 buyuk havuc
2 adet patates
1 tatli kasigi salca
1 yumurta sarisi
susam ve corekotu
tuz, karabiber, pulbiber

Yapilisi
Patatesler ve havuc soyulur minik minik dogranir ve tuzlu suda haslanir. Soganlar yemeklik dogranir, az yagda kavrulur, etler eklenir, suyunu cekene kadar pisirilir. Sonra salca eklenir, baharat ile lezzetlendirilir. Alti kapatilir, haslanmis bezelye, patates ve havuc etle karistirilir.

Her bir milfoyun icine yaklasik 2 yemek kasigi kadar konulur. karenin uclari ortada birlestirilir, birlesme yeri altta kalacak sekilde tepsiye dizilir. Ustlerine 1 yumurtanin sarisi surulur; susam ve corekotu serpilir. 190 derecede 20-25 dakika kadar ustu kizarana kadar pisirilir.

Sicak servis edilir. Afiyet olsun.




Etiketler: , ,

Pazartesi, Eylül 18, 2006

Dinant Gezimiz


Yesim'in sayfasinda gordugumden beri Dinant'a gitmek istiyordum. Cok hos gozukuyordu resimlerden.. Gecen haftasonu Turkiye'den bir arkadasim geldi. Her geldiginde muhakkak kucuk de olsa bir gezi planimiz oluyor. Havaalanindan onu aldik ve direk Dinant'a gittik. Etrafi gezdik, bol bol fotograf cektik ve donuste de Bruksel yakinlarindaki La Hulpe satosunu ve etrafindaki parki gezdik. Park inanilmaz buyuktu. Satonun bahcesi de gorulmeye degerdi.

(Dinant'dan..)


Meuse nehri Dinant sehrini iki yakaya ayirmaktadir. En onemli yapilar Notr Dame Kilisesi ve tepede yer alan sehri korumak icin insa edilmis olan kaledir. Kucuk bir sahil kasabasi gorunumunde olan Dinant sadece birkac saat icinde gezilebilecek hos bir sehir bence. Wallonya'da (ulkenin guneyinde fransizca konusan bolgesi) yer aldigi icin yerel halkin hepsi fransizca konusuyor. Neyse ki esim de bizimle birlikte oldugu icin sorun olmadi :)

(Notr Dame kilisesinin icinden bir goruntu. Bu gordugunuz pencere kucuk birsey degil, yaklasik 15-18 m kadar var. zaten sandalyelerin ufakligindan da anlayabilirsiniz resmi buyuttugunuzde. Her biri cam parcasi ince ince emek emek boyanmis, ben cok begendim)

Dinant'in ovundugu seylerden biri de Saksafonu bulanin Dinant'li biri olmasi. Bu kisi Adolphe Sax. Dinant'da gezerken adim basi saksafonla ilgili birseyler gorurseniz sasirmayin. Oldukca sik var zira. Asagidaki fotografi biz cekmedik ama wikipedia'dan aldim. Arabadan iner inmez karsimiza bu heykelcik cikmisti zaten. Kendileri Adolphe oluyor sanirim :)


Yiyecek icecek bakimindan Dinant'in unlu oldugu uc sey var denebilir; birincisi Leffe biralari, ikincisi "couque" denilen sert bir biskuvi cesidi ve ucuncusu de "Flamiche" denilen kisleri.. Flamiche deneme sansimiz olmadi ne yazik ki ama internetten okudugum kadari ile bol yumurta (13-15 gibi) ve ozel bir cesit peynirden yapiliyor. Couque ise sehrin icindeki pastanelerden temin edilebilir. Biz hemen denedik tabi. Ozelligi baldan yapiliyor ve tahta kaliplarin icine bastirilip oyle pisiriliyor olmasi. Cok degisik sekillerde ve ebatlarda bulunmasi mumkun. Avrupa'nin en sert biskuvisi unvanina da sahip. Gercekten de yerken disinizi kirabilecek sertlikte. Kahvenin yaninda cok guzel oluyor o ayri :) Leffe biralarinin da unlu olmasinin sebebi su; daha once bahsetmistim, Leffe trapist (hala rahipler tarafindan yapilan biralar) biralardan biri degil, abbey bira diye geciyor yani formulu rahipler tarafindan belirli bir sirkete verilmis, kilise disinda yapilan ama yapim asamasi gene rahipler tarafindan denetlenen aslina uygun yapilmasi saglanan biralar demek. Leffe de bunlardan biri ve bu biranin ilk ciktigi yer de burada. Hatta bir Leffe muzesi bile var.

(Bir firinin vitrininden balli biskuviler)

(Leffe'in iki cesidi biri esmer (bruin) biri sarisin (blond))

La Hulpe Satosu ise 1800lu yillarda insa edilmis ve mimarisi acisindan Fransiz kalelere benziyormus. Bruksele yakin Terhulpen bolgesinde yer aliyor. Parki oldukca buyuk. O yuzden cok fazla insan haftasonu havayi guzel gordu mu kacip buralara geliyor. Bisiklete binenler, guneslenenler, kitap okuyanlar.. Ne isterseniz var.. Tabi mangal disinda :) Arabayi birakacak yer bulamadigimizdan epey uzaga birakmak durumunda kaldik, dusunun yani. Yalniz sato kapaliydi gezemedik icini. Ama esimin dedigine gore burada cok guzel dugunler organize ediliyormus. Bahcesi bile yeter, en az 10000 kisilik kir dugunu bile yapilabilir :)

(soldaki benim, sagdaki de arkadasim simgos- yesilleri gorunce serildik hemen yerlere)

(La Hulpe Satosunun havuzlu yan bahcesi)

(La Hulpe Satosunun arka yuzu)

Etiketler: ,

Pazar, Eylül 17, 2006

Toca'nin Dogumgunu Pastasi


13 Eylul sevgili esimin dogumgunuydu.. Bu aralar cok fazla calismak zorunda kaliyor, mesela simdi gecenin 2si, o bir yandan makale okuyor ben bir yandan blogu guncelliyorum.. sirf manevi destek olsun diye de yanindayim.. Bu kadar yogun calistigi icin, aksam dokuzlara kadar da ofiste kaldigi icin pek birsey yapacak vakit yoktu bu sefer.. Ben de evde kucuk capli bir surpriz hazirladim esime. Cok calistim o gun ama bence degdi..

Menu olarak talas boregi, iki renkli salata, zeytinyagli sarma ve biber dolmasi ile tabi ki yaspastayı uygun gordum. Bugun de zaten yaspastayı nasıl yaptgımdan bahsetmek istiyorum. Oncelikle degisik ve orjinal birsey yapmak istiyordum. Aslinda esim dagcilikla ilgilendigi icin ona su tarz birseyler yapmak istedim ama sonra figurleri yapmak zor geldigi icin vazgectim. Bir de gıda boyası kullanmadan tamamen dogal olsun istiyordum. Ve sonunda gullerle suslemeye karar verdim.. Gulleri de cikolata ile renklendirilmis marzipandan yapmanın iyi olacagini dusundum. Hemen bir paket marzipan aldım ve Pastaci'nin blogunda anlattigi gibi ilk gul denememi gerceklestirdim.


Sonrasında yapabilmenin heyecani ile pastayi neli yapmalıyım falan filan hepsini dusundukten sonra asagidaki tarif ortaya cikti. Bu arada marzipandan degisik figurler yapmayı ogrenmek icin sehir kutuphanesine gidip arastirdim, bir kitap buldum. Yakinda oradan da degisik seyler aktarmayi dusunuyorum. Sonunda tocanın en sevdigi pasta turu olan beyaz kremalı frambuazlı pastamdan yapmaya karar verdim, tabi herseyin mukemmel olmasına gayret ederek. Tarif asagida..


Malzemeler
Pandispanyasi icin
4 yumurta
1 su bardagi un (2 yemek kasigi un yerine kakao kullandim)
1 su bardagi seker
1 paket kabartma tozu
1/2 cay bardagi su
1 paket vanilin

Ic Dolgu Malzemesi icin
200 ml cig krema
2 yemek kasigi pudra sekeri
300 gr frambuaz
100 gr parcalanmis cikolata (sutlu ya da bitter olması size kalmis, ben %70 kakao iceren bitter kullandim)

Ust Krema
1 paket krem santi
80 ml soguk sut (paketin ustunde yazan miktara uyun siz, buradakiler farkli olabilir diye ozellikle yazmak istedim)

Guller ve yapraklar icin (7 adet gul ve 6-7 adet yaprak icin)
150 gr marzipan
1 yemek kasigi eritilmis cikolata


Yapilisi
Oncelikle yumurtaların sarısı ile beyazı ayrılır. Onemli noktası su, beyazlarin icine bir damla dahi sarisi karismayacak. Beyazlar mikserin hızlı devrinde 10-15 saniye cirpilir. Icine seker ve vanilin eklenir, macun kivamina elene kadar gene hizli devirde cirpilir. Sarilar eklenir, karisana kadar cirpmaya devam edilir. Su eklenerek cirpilir. Ayri bir kapta un (kullanacaksaniz kakao) ve kabartma tozu elenir ve yumurtali karisima eklenir. Yaglanmis, unlanmis 30 cm'lik kaliba dokulur ve onceden isitilmis 180 derecelik firinda 30 dak pisirilir. Pisirme suresi firindan firina degisebilir ama pismeden once firini acarsaniz, ortasi sonuyor kekin. Pasta kekimiz sogumaya birakilir.

Ic malzeme icin cig krema pudra sekeri ile katılasana kadar cirpilir. Soguyan kekimiz ortadan ikiye kesilir. arasina once parcaladigimiz cikolata parcaciklari serpilir. Ustlerine kremanın yarisi aktarilir, sonra bogurtlenler dizilir, en son kremanin kalan yarisini bogurtlenlerin ustune surulur. Pastanın ikinci kati kapatilir. Krem santi hazırlanir ve pastanin ustune guzelce pasta spatulasi ile sivanir. Soguması icin dolaba alinir.


O arada biz de gullerimizi hazirlayabiliriz. Marzipanın icine erimis ve ilinmis cikolata eklenir ve karistirilir elle. Sonra ufak ufak toplar yapılır ve buzdolabi posetinin yardimi ile ince gul yapraklari elde edilir. guller olusturulduktan sonra pastanin ustune istedigimiz gibi yerlestiririz. En son olarak sıcak cig krema ile erittigimiz cikolata ile yazılari yazabiliriz. Buzdolabi posetinin icine cikolata konulur ve ucu kurdanla delinir ise ince bir yazi yazma imkanina kavusuruz.


Afiyet olsun.. Insan sevdikleri icin guzel seyler yapinca ve yuzlerindeki mutlulugu gorunce tum yorgunluklara degiyor, degil mi?

Etiketler: ,

Cuma, Eylül 15, 2006

Ye 14 - Makarnalar


Aslinda birkac tarif deneyip yazmak istiyordum ama bu ara bir turlu sira makarnaya gelmedi. Bir de zaten eylulun basinda izinden dondugum icin de fazla vaktim olmadi.. sular kesikti, elektrikler gitti gibi bir suru neden sayabilirim yani :) sonuc olarak bu degisik sekilli makarnalardan alip, içlerini doldurup firinda besamel sosla pisirdim. Orjinal ismi "cannelloni" imis. Pismeden onceki halini en alttaki resimde gorebilirsiniz. Gayet guzel oldu ama oyle cok degisik de birsey degil, ayni sos hazirlanip klasik usulle herhangi bir makarna pisirip ustune de dokulebilirdi, yani tek tek doldurmaya degmedi :)

Cannelloni
Hemen tarife geceyim. 300 gr kıyma 2 adet sogan ve bir adet sivri biberle kavrulur. Karabiber, pulbiber ve tuzla lezzetlendirilir. Ocagin altini kapattiktan sonra da biraz maydanoz ve bir kutu konserve mantar (kucuk kucuk dogranmis) eklenir. Makarnalar biraz diri kalacak sekilde tuzlu suda haslanir. Icleri hazirladigimiz icle doldurulur ve besamel sosla firinda biraz daha pisirilir. En uste de biraz kasar serpti mi tamamdır. Besamel sos icin arsivdeki tariflere bakabilirsiniz, ya da kendi tarifinizi uygulayabilirsiniz. Sut yerine cig krema kullanirsaniz cok daha lezzetli bir tat elde ediyorsunuz, benden soylemesi.. Afiyet olsun.

Etiketler: , ,

Çarşamba, Eylül 13, 2006

Dogumgunun Kutlu Olsun Toca!


"Ben gunes, sen ay.. annem de seviniyor..
Gercek bir prens dizlerimde uyuyor.."

Annem bize armagan etti bu sarkiyi :)))

Etiketler:

Islak Kek

Kekler arasinda en sevdigim kek islak kektir. Ama herkes guzel yapamaz. Esimin annesi super yapar. Bir de icinde cig yumurta oldugu icin yilda bir kere yerim ve cok yaklasmamaya calisirim.

Herkese bu tarifi tavsiye ederim, deneyin pisman olmazsiniz. Super birsey oluyor walla. Birkac dilimden fazla yememek icin kendimi cok zor engelledim. Oysa ki bir kalibi tek basima yerdim walla :))

Bu arada nereden cikti islak kek girisimim onu da anlatayim. Anadolu Kavagi gezimizde canim arkadasim yapip getirmis demistim hatirlarsaniz. Onunki de cok guzel olmustu, ben de bunu ogrenmeliyim dedim kendime hemen kollari sivadim. Tabi esim de cok seviyor bu islak keki. Onun tarifi biraz degistirerek benimkini elde ettim. Bu arada sunu da farkediyorum ki kullandiginiz kakao renk ve lezzet acisindan cok onemli. O yuzden her zaman yuksek kalitede iyi bir kakao kullanmaya ozen gostermeliyiz derim ben.. Ayrica bir de sunu soyliyim size, islak kek yaptiginizda cok fazla un koymamak gerekiyor, yoksa kekin icinde sivinin akacagi bosluklar olusmadigi icin yeterince islak bir kek olmuyor. Benim baslica yaptigim degisiklik buydu tarifte, 3 su bardagi yerine sadece 250 ml'lik bir bardak un kullandim. Hem daha yumusak, hem daha islak bir kek elde etmis oluyorsunuz boylece. Son olarak, kekimiz firinda piserken, yumurtali karisimin kopuk kismi ile yogun kismi birbirinden ayriliyor. Ben kekin ustune dokmeden once kasikla iyice cirptim. Bunu onlemenin baska yolunu bilenler varsa ve paylasirlarsa cok memnun olurum ayrica.

Malzemeler
4 yumurta
1.5 su bardagi seker
2 yemek kasigi kakao
1 su bardagi sut
1 su bardagi sivi yag
250 ml'lik bir bardakla un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilin
Yarim bardak ceviz ici
100 gr bitter cikolata

Yapilisi
Yumurtalar sekerle iyice cirpilir. Kakao, sut ve siviyag eklenir. Homojen bir karisim elde edilir. Bu karisimdan 1 su bardagi ayirin. Sonra unu, kabartma tozunu ve vanilin baska bir kapta eleyin ve yumurtali karisimla mikserin dusuk ayarinda cirparak birlestirin. En son ceviz ici ve cikolata parcaciklarini ekleyin. Yuvarlak bir kalibi yaglayin (30 cm benimki), 180 dereceye isitilmis firinda 50 dakika pisirin. Sonra firindan cikarir cikarmaz baklava dilimi seklinde kesin ve ustune ayirdigimiz siviyi kasik kasik yedirin. Isterseniz dolapta sogutup, isterseniz disarida oda sicakliginda tuketebilirsiniz. Hindistan cevizi ile susleyebilirsiniz. Ya da dondurma veya krem santi esliginde sunabilirsiniz.

Afiyet olsun.


Etiketler: ,

Salı, Eylül 12, 2006

Metabolizma Hizlandiran Formul


Ablamin diyetisyeninden aldigi bir formul bu ve oldukca ise yariyor.. Denerseniz hak vereceksiniz, ozellikle bagirsaklariyla problemi olanlara oneriyorum..

Bir aksam hazirlayin ve koyun dolaba, her yemekten sonra 2 fincan icmelisiniz, arzu ederseniz daha cok da icebilirsiniz. Illa taze taze olmasi gerekmiyor, bitene kadar yaptiginizi icebilirsiniz.

Formul
2 elma ve 1 limonu yikadiktan sonra dorde bolun
+ 1 tatli kasigi karanfil
+ 1 tatli kasigi top karabiber (cekilmemis)
+ 1 cubuk tarcin
+ 2-3 lt su (tadinin az yogun olmasini isteyenler 3 lt kullanabilir. ben 2.5 lt kullandim)

Hepsini elmalar yumusayana kadar kaynatin, suzun ve suyunu soguduktan sonra icin.

Hepsi bu kadar.

Etiketler:

Pazartesi, Eylül 11, 2006

Biskuvili Kolay Pasta


Malzemeler
200 gr biskuvi
100 gr tereyagi
2 yemek kasigi kakao
40-50 ml krema
100 gr cikolata
1 poset puding
Gerektigi kadar sut (pudingin ustunde yazan miktar)
Hindistan cevizi

Yapilisi
Biskuvileri elinizle un haline getirin, arada buyuk parcalar kalabilir daha guzel olur. Erimis tereyagi, kakao, parcalanmis cikolatanin yarisi ve krema ile karistirilip guzelce harmanlanir. Dikdortgen ya da kare borcamin altina kasik yardimi ile bastirilir. Dolapta sogumaya birakilir. Puding sutle pisirilir, biskuvi karisiminin ustune dokulur. Ilindiktan sonra buzdolabinda sogutulur. Servisten once cikolatanin yarisi ve hindistancevizi ile suslenir. Afiyet olsun.

Etiketler: ,

Cumartesi, Eylül 09, 2006

Tuzlu Bir Deneme..


Bu tarifi annemden ogrendim tatildeyken :) Hem pratik (benim icin uygun o yuzden) hem de cok lezzetli.. Ozellikle cayin yanina cabuk pisecek, kolay hazirlanacak birseyler aradiginizda, bu tarife basvurabilirsiniz..

Malzemeler
3 yumurta
1 su bardagi siviyag
1 su bardagi sut
2 patates
1 havuc
Yarim su bardagi bezelye
1 adet sogan ya da birkac dal yesil sogan
Biraz maydanoz, biraz dereotu
Yaklasik 1.5 su bardagi un
Beyaz peynir (1 su bardagi kadar olabilir, istediginiz kadar artirabilirsiniz)
Tuz, karabiber, kirmizi biber
1 paket kabartma tozu


Yapilisi
3 yumurta iyice cirpilir. Icine yag, sut eklenir, cirpilir. Patates ve havuc soyulur. Ufak ufak dogranır. Isterseniz cigden koyabilirsiniz ya da biraz haslayabilirsiniz (diri kalmalari gerekiyor, ya da mikrodalgada biraz pisirebilirsiniz). Sogan olarak da ben yesil sogani tercih ettim cunku kuru sogan koyarsam biraz yagda kavurmazsam diri kalacak hissini uyandiriyor bende. Cirpilan sut,yag ve yumurta karisimina un ve kabartma tozu eklenir. 1 su bardagi unu ekledikten sonra kivama bakarak un eklemek gerekir, cok fazla katı olmaması gerekiyor, kek kivaminda olmali. En son olarak da baharatlar ve sebzeler (bezelye, havuc, sogan ve patates) ve peynir eklenir. Beyaz peynir kalmamissa kasar peyniri de olabilir. 200 derece firinda yaklasık 30-40 dakika pisirdikten sonra cayın yanında servise hazirdir efendim..

Afiyet olsun..

Not: Fotograftaki parmaklar canım annemin parmaklari :))

Etiketler: ,

Cuma, Eylül 08, 2006

Ev yapimi profiterol..


Profiterol tarifini daha onceden yazmistim blogda ama o zaman dijital kameramiz olmadigi icin fotografini cekememistim. En son yaptigimda yayinlamak uzere bir fotografini cektim hemen bizim ufakliklarin. Inci Pastanesi'nde ayila bayila yerken bunlari, yapmayi aklimdan bile gecirmezdim. Benim icin benim becermem pek mumkun degildi boyle bir lezzeti.. Demek ki diyorum simdi insan isteyince ve zamanla deneye yanila ugrasarak dogrusunu bulabiliyor herseyin..

Profiterol tarifi icin arsive bakabilirsiniz..

Etiketler:

Perşembe, Eylül 07, 2006

Anadolu Kavagi ve Bir Bulgur Pilavi Masali..

Bizim tatilimiz boyunca Istanbul'un gunesi, sicagi boldu.. Biz de bu sicak havalarda evlere tikilmak yerine, Istanbul'un en guzel ulasim araci ile gezilmeye koyulduk.. Bir gun Cengelkoy, Kanlica, Hidiv Kasri turu yaptik.. Bir gun Anadolu Kavagi'na kadar uzandik.. Canim arkadasimin sabah sabah uyanip da bizim icin hazirladigi islak kek ve peynirli boreklerle gemi daha iskeledeyken basladik kahvaltimizi yapmaya.. Gemici Veli'nin demledigi mis kokulu caylarimizin esliginde.. Bu arada gemi isletmeleri Beltur'a gectigi icin gemideki yiyecek icecek fiyatlari acayip ucuzlamis.. Ben inanamadim.. 30 Agustos gunu boyle bir gezi yaptigimiz icin gemi cok kalabalikti. Her yer turist doluydu. Ne yazik ki istedigimiz bolumde oturamadik o yuzden.. Hani geminin yanlarinda super ruzgar alan, yanyana dizilebileceginiz oturaklar vardir. Hani bir yandan da ayaginizi demire koyabilirsiniz.. Orasiydi istedigimiz ama yer kalmamisti, zaten gemiye de itis kakis icinde zar zor binebildik.. 2 saat suren yolculuk boyunca sohbet ettik, ozlem giderdik.. Annem ve ablam, arkadasimin annesi de bizimle birlikteydi.. Boylesi cok da guzel oldu dogrusu.. Hasretle gecen aylar sonrasinda insan hem sevdiklerinin yanindan bir dakika ayrilmak istemiyor, hem de cok ozledigi arkadaslarina zaman ayirmak, onlarla paylasimlara devam etmek istiyor, yaman bir celiski olusuyor dolayisi ile :)

Anadolu Kavagi'na gidiyorsaniz aslinda, muhakkak tepedeki kaleyi de gormek lazim ama hepimiz daha once o manzarayi yasadigimiz icin o sicakta yukari cikasimiz gelmedi.. Onun yerine oturduk bir cay bahcesinde gazete okuduk, cekirdek citlattik.. Bir cinarin golgesinde serinledik.. Tabi oraya kadar gidip de balik yememek olmaz. Mevsimi degil dinlemedik hemen deniz kenarindaki lokantalardan birine oturduk. Enfes cipura, yaninda roka salatasi ve tabi kii kalamar soyledik.. Anlatirken bile canim istedi ya.. Boyle seylere doyulmuyor anlasilan..


Donerken de gene Istanbul'un enfes bogaz manzarasi esliginde sohbet ettik, cay ictik.. Guzel bir gundu demek istedigim.. Bunlar da o gunden elde kalanlar..

Gelelim bulgur pilavi masalimiza..

Daha onceden defalarca yazdim belki evimizin balkonunda biber yetistirdigimizden.. Bu beni cok mutlu eden birsey.. Dalindan onlari koparmak, hergun suyunu verirken yeni gelisen biberleri ayirdetmek.. Hepsi ayri bir zevk.. Evimizin mahsulu biberlerden acili bulgur pilavi yaptim.. Tarif de birsey yok, icindeki malzemeler yukarida oldugu gibi :) Olculer de 1 olcu bulgura, 1.5 olcu su olacak sekilde. Hatta elinizin altinda hazir tavuk suyu varsa daha da guzel. Once sogan 1 kasik tereyagi ile bulusur tavada, ardindan biberler yetisir onlara.. Rendeledigimiz domatesleri de yagla tanistiririz sonrasinda.. En sonunda assolist kivaminda yikanmis buldgurlar istirak ederler bu kumpanyaya.. Suyunu ekledikten sonra tuz ve karabiber lezzetlendirir bu senligi.. Sonrasinda biraz sabir.. Bulgurlar colde kalmiscasina suyu cekerler iclerine, buyurler buyurler.. Demlenmesi icin de sabirli olmak gerek.. Sonrasinda da hem goze hem mideye ziyafet.. Afiyet olsun..

Etiketler: ,

Çarşamba, Eylül 06, 2006

Rize lezzetlerinden fotograflar...

Ben en cok muhlama yemeye doyamadim Rize'de.. Neredeyse her yemegin yaninda mutlaka yedik :) neyse ki yuruyusler kilo almami engelledi.. Bol tereyagli, peynirli ve misir unlu muhlama akillara zarar bir lezzet diyorum sadece.. Peyniri de illa o yorenin peyniri olmaliymis yoksa bu tadi yakalamak mumkun olmuyormus.. O yuzden evde denemeye bile cesaret edemiyorum.. Bu arada yedigim en guzel muhlama Camlihemsin'den Rize'ye giderken 10 km sonra sagda kalan Osmanli Alabalik Tesisleri'ndeki idi.. Ama baligini tavsiye etmiyorum.. Cok farkli degildi yetistirme alabaliklardan..

Ana yemek tabi ki guvecte pismis Rize fasulyesi.. Ozelligi guvecte az sulu olacak sekilde uzun saatler icinde pismesi.. Lezzetine diyecek soz yok.. Nerede bizim burada fasulye diye yedigimiz seyler, nerede o pamuk gibi yumusak ve ince zarli enfes rize fasulyesi.. Ben hic hayatimda bu kadar cok fasulye ve sutlac yememistim. Ayder Yaylasi'nda bulunan Ayder Tesisleri ise kuru fasulye, karalahana sarma ve etli yesil fasulye yiyebileceginiz en guzel yer.. Biz genelde oglenleri orada yemegimizi yedik..

Ve hemen her lokantada denedigimiz firin sutlac.. En guzeli, Camlihemsin'de Kafkas Cafe'de yedigimizdi. Yakin olanlar, firsati olanlar muhakkak denesin. Ustu bol findikli, az pirincli, katkisiz sutten imal edilmis olan leziz firin sutlac.. Kim hayir diyebilir ki? Bu arada Yukari Kavrun Yaylasi'nda sabah sagilmis inek sutunden icme firsatimiz da oldu. Resmen tadi baska, kokusu baska.. Gercek sutten alakasiz birsey icer hale gelmisiz farkinda degiliz diye dusundum kendi kendime..

Etiketler:

Salı, Eylül 05, 2006

Kestaneli Baton Pasta

Tatile cikmadan once bu pastayi hazirlamistim, tatil suresince bloga ekleyecek hazir birseyler olsun diye ama hem vakit bulamadim pek hem de internet cafelerde internet baglantisi dusundugumden yavasti. Kismet buguneymis..

Aslinda cok kolay bir tarif.. Ama ortaya super sik birsey cikiyor.. Ben yapamam demeyin, deneyin hak vereceksiniz..

Malzemeler
Pandispanya icin
100 gr seker
100 gr siviyag
200 gr un
3 yumurta
1 paket vanilin
1 paket kabartma tozu

Krema icin
3 yemek kasigi un
1/2 yemek kasigi kakao
3/4 su bardagi seker
1 adet yumurta
500 ml sut
200 ml krema
3-4 yemek kasigi pudra sekeri
2 yemek kasigi kestane puresi

Sos icin
3 yemek kasigi nisasta
2 yemek kasigi kakao
6 yemek kasigi seker
1 su bardagi sut
1 su bardagi su

Yapilisi
Yumurtalar sekerle cirpilir, yag eklenir. Un ve diger kati malzemeler birlestirilir., yumurtali karisima eklenir. Tahta spatula ile ya da mikserin en dusuk devrinde homojen bir karisim elde edene kadar cirpilir. Baton kalip yaglanir, onceden 160 dereceye isitilmis firinda pisirilir.

Listede kremaya kaadar olan malzemeler bir tencereye konulur, karistirilarak pisirilir. Sonrasinda krema pudra sekeri ile cirpilir, kati hale getirilir. En son kestane puresi ve bu kati krema pisirdigimiz pasta kremasinin icine eklenir.

Pastamizin keki pistikten sonra uc parcaya ayrilir. Ben kekleri soguk sutle biraz islattim. Ustlerine hazirlanan kremadan bolca surdum. Her kata ayni seyi uyguladiktan sonra pastanin disini da ayni sekilde krema ile sivadim. Son olarak cikolata sosu icin verilen malzemeleri karistirarak pisirdim. Daha onceden buzlukta profiterol toplarim kalmisti, onlari da pastanin ustune (iclerine pastanin kremasindan doldurup) yerlestirdikten sonra pastanin ustune cikolata sosunu doktum, buzdolabinda 5-6 saat soguttum.

Sonra da afiyetle yedik..


Etiketler: ,

Pazar, Eylül 03, 2006

Oy Karadeniz, Karadeniz..

(3000 mt Karadeniz Golu)

Oncelikle Rize gozlemlerimden baslamak istiyorum soze.. Dag etegi anlamina gelen Rize sehri gercekten gorulmeye deger.. Bunca yildir bundan mahrum kaldigim icin cok uzuldum.. Yaylalarda gecirdigim zaman icinde gercekten huzurla doldum.. Yesilin her tonu insana baska bir cosku sunuyor.. Kackarlarda Yukari Kavrun ve Ayder civarindaydik genel olarak.. 3000 mt deki krater gollerini gorme imkanimiz da oldu.. Tabi 9 saat suren macerali bir yuruyuse katlanmak gerekiyor ama sonunda gordugunuz manzara butun yorgunlugu unutturuyor.. 3000 mt'de Kackarlarin muthis suyundan cay demleyip icmek harika birseydi.. Yore halki zaten muazzam.. Ben bir onlarla sohbet etmeye doyamadim bir de lezzetli yemeklere.. Muhlama mi desem, kuru fasulye mi sutlac mi.. Her aksam tulumun yaylalarin huznunu anlatan o ic yakici sesiyle elele tepilen horonlar burada kadin-erkek ayriminin olmadiginin en guzel gostergesi.. Her yastan insanin coskuyla neseyle horonda senkronize hareketlerle bu guzel halk dansini yasatmalari ve buna bu kadar bagli olmalari beni cok mutlu etti.. Tanistigimiz her guzel Karadeniz insanina tesekkur ediyorum. Yaylalar ne kadar guzelse, Trabzon ve Rize merkez de o kadar sikici geldi bana.. Havanin cok sicak olmasi, nemin cok yuksek olmasi belki bana boyle hissettirdi ama gercekten aradigim Trabzon'u, Rize'yi bulamadim..


Daha detayli anlatimlarim da olacak ama simdilik bu kadar.. Yakinda gorusmek uzere..

(Gollere yuruyus esnasinda)

(Ayder Yaylasi)

Etiketler:

Number of online users in last 3 minutes
Locations of visitors to this page