Pazartesi, Ocak 12, 2009

Okuyucuya ters kose!

Evet, herkes benden Viyana ve Prag hakkinda yazmami bekliyor, bir onceki kisa yazimdan dolayi ancak bu haftasonu Stockholm'de gecirdigim icin ve hemen yazmak istedigim icin oncelikle olarak ondan bahsetmek istiyorum.. Oncelikle herkes cok iyi neredeyse aksansiz Ingilizce konusabiliyor yani dil kesinlikle problem degil gitmek isteyenler icin.. Yaklasik 9 milyon nufusu var ve ulkenin yarisindan cogu %55i ormanlarla kapli. Daha ilginc baska bir bilgi ise dogum izninin toplam 480 is gunu olmasi.. Anne ya da baba ortaklasa kullanabiliyorlar :) O yuzden her yerde kucaginda minicik bebisle dolasan babalar gormek cok mumkun.

Iskandinav ulkeleri genelde kisin gidilesi yerler degil aslinda.. Hem uzun geceler, sehrin ustunden hic kalkmayan bir karanlik insanin tum enerjisini aliyor.. Ben de oyle hissettim dogrusu. Oglen 3-4 gibi en gec kapkaranlik oluyor hava.. Ilk karardiginda cok onemli degilmis gibi geliyor ama sonrasinda saat bes gibi hadi eve gidelim, aksam oldu psikolojisine giriyor insan..


Benim icin guzel bir haftasonu oldu. Esim benden bir hafta once gitmisti is dolayisiyla, benimle de donmedi zaten bir hafta sonra gelecek.. Oraya kadar hazir gitmisken ben de firsati degerlendirip, pesinden gidiverdim Isvec'in baskenti olan Stokholm'e..


Burasi da bir viking ulkesi bildiginiz uzere.. Aslinda Vikingler epey ilkel bir topluluk.. Kuzeyin dar bogazlarinda rahatca dolasabilmesi icin uzun ve ince sekilde yaptiklari gemilerle, Karadeniz'e, Hazar Denizi'ne kadar gelebilmis, Iran ve Bizans ile ticaret iliskileri kurmuslar daha tarih 1000li yillari gostermeden.. Genelde vikinglerin ozellikleri gittikleri yerlerde yagma yapip, getirebildikleri herseyi de gemilerle yasadiklari kucuk koylere tasimak.. Ancak Isvecli vikingler genelde gittikleri yerlerle kalici ticaret iliskileri kurmaya calistiklari icin cok da barbar davranmamislar.. Pagan inanci tasiyorlar ve savas tanrisi tek gozlu Odin'e 9 yilda bir 9 insan kurban ediyorlar.. Isvec diye bildigimiz topraklarda coook onceden Svear ve Gotar adli iki topluluk yasamaktaymis.. Ama Svearlar Gotarlara ustunluk kurup bugunki Isvec toplumuna evrilmisler zamanlar.. Isimleri de "Svearland" yani Svearlarin ulkesi isminden gelmekteymis..

1008 yilinda Isvec krali hristiyanligi kabul edip baptist ediliyor ancak halk hristiyanliga cok uzun sure ayak diriyor, Pagan inancina devam ediyor. Yaklasik 100 yil suruyor halkin hristiyanlastirilmasi.. Zaten sonrasinda da reform hareketlerinden etkilenip, protestanligi kabul ediyorlar. Danimarka kralligi ile uzun suren savaslarda bulunuyorlar. 13. yy'da Kalmar birligi adi altinda Danimarka'ya boyun egiyorlar ve Norvec, Danimarka, Isvec, Gronland ve Finlandiya ile buyuk bir birlik olusturuyorlar ancak 125 yil sonra mevcut kralin olmesi uzerine kralliga tek bir aday gosteremedikleri bir donemde (1600 yillarda) Isvec bagimsizligini ilan edip ayriliyor. O donemden sonra da Danimarka'nin Kalmar ruyasi devam ediyor surekli Isvec'i yeniden birlige sokmaya calisiyor ama bunu basaramiyor.


1800 yillarin basinda Napolyon savaslarinda Isvec Norvec topraklarini kazanirken, Finlandiya topraklarini Rusya'ya kaybediyor.. 100 yil kadar birlikte yasiyorlar ama 1905 yilinda Norvec de ayrilip bagimsiz bir ulke haline geliyor. Daha sonrasinda Norvec'te petrolun bulunmasi Isveclilerde buyuk hayal kirikligi yaratiyor haliyle.. Birinci ve ikinci dunya savaslarinda etrafindaki ulkeler savasa girmis olmalarina ragmen Isvec tarafsiz kalmayi basariyor. bu da tarihlerinde onemli donum noktalarindan biri..

Stokholm guzel bir sehir.. Eminim yazin cok daha guzeldir. Maleren Golu ve Baltik denizi arasinda bircok ada uzerine kurulu, sular sehri diyebiliriz. Eski sehir oldugu gibi nerdeyse korunmus. Oldukca guzel manzaralar sunuyor denize acilan dar sokaklarinda..

Vikinglerin hayatini merak ediyorsaniz Tarih Muzesini oneririm ozelikle. Bu muze icinde ayrica Isvec'in en buyuk altin ve gumus birikimini goruyorsunuz. Toplamda 50 kg altin ve 250 kg gumus oldukca kucuk bir salonda sergilenmekte.. cok degisik kolyelerin hikayesi icin iceride surekli gosterilen filme gozatmanizi oneririm. Bunun disinda biz bir de Vasa muzesi'e gittik. Burada da toplamda 1.5 km yol aldiktan sonra 1600lu yillarda batmis olan Vasa gemisi sergilenmekte. Polonya ile savastayken kralin yapimini emrettigi bu gemi, dizayndan kaynaklanan hatalardan dolayi daha kiyiya cok yakin mesafedeyken batmis. Denizin cok tuzlu olmamasindan dolayi da 300 sene deniz altinda kalmis olmasina ragmen oldukca iyi durumda neredeyse tamam sekilde su yuzune 1960li yillarda cikarilmis. Bence oldukca guzel bir muzeydi..


Benden bu kadar, umarim sizin de guzel bir yaz gunu Stokholm'e yolunuz duser..

3 yorum:

bocuruk dedi ki...

Evren'cim,
Ne güzel anlatmışsın:) Vikingler deyince çizgi filmi geliyor aklıma. Ne güzeldi. Prag izlenimlerini de merak ediyorum.
Sevgilerimle...

Hayatın Ta Kendisi Lokantası dedi ki...

Yazının tamamı çok hoş ama ben en başta 480 günlük doğum iznini okuyunca, takılıp kaldım orda nedense :)))
Sevgilerr

Adsız dedi ki...

yaziyi okuyunca cok hosuma gitti. Bende Danimarkada yasiyorum bilgi paylasiminiz icin cok tsk ller emeginize saglik. ayrica en son resimdeki flødebollerlarda cok guzel gørunuyorlar.:)))