Pazartesi, Kasım 25, 2013

Bir Alman Kurabiyesi: Lebkuchen

Geçen ofiste arkadaşlarla oradan buradan gelirken, aklımıza lebkuchen düştü.. Ben de denemeye karar verdim ve haftasonu birkaç tarifi birleştirip yaptım fena da olmadı.. Değişik bir tarif arayanlara tavsiye ederim..



Malzemeler

120 ml bal
60 ml pekmez
80 gr tereyağı
250 gr un
85 gr çekilmiş fındık
1 tatlı kaşığı tarçın
2 tatlı kaşığı toz zencefil
1 tatlı kaşığı kurabiye baharatı (ben bunu belcikadan getirmiştim ama içinde tarçın, yenibahar kakule, zencefil, karanfil gibi baharatların olduğu bir karışım)
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
1 çay kaşığı karbonat
1 portakalın rendelenmiş kabuğu

üstlerine 20 adet badem

üstü için
1 yumurtanın beyazı
100 gr pudra şekeri


Yapılışı

Bir tencerede bal, pekmez ve tereyağı düşük ısıda yağ eriyene kadar ısıtılır.

Diğer bir kapta tüm kuru malzemeler birleştirilir. Üstüne pekmez-bal karışımı ile birlikte portakal kabukları eklenir. Homojen bir karışım elde edilir. Buzdolabında 2 saat bekletilir.

Sonra 2 cm çapında toplar yapılır. Yaklaşık 20-25 tane çıkması lazım.. Sonrasında biraz bastırılıp disk halinde arada mesafe kalacak şekilde yağlanmış tepsiye yerleştirilir. Ortalarına bademler bastırılarak yerleştirilir.

160 dereceye ısıtılmış fırında yaklaşık 15 dakika pişirilir. Yalnız dikkat edin çok çabuk altları yanabiliyor, sanırım bal ve pekmezden dolayı. O nedenle kabarıp üstü kızarınca hemen alın.

Üst glazürü için yumurtanın beyazı pudra şekeri ile karıştırılır. Akışkan kıvam için az su ekleyin ama yavaş yavaş ekleyin, birden çok olmasın. Sonra kurabiyelerin üstünü bu sıvıya daldırın. Ilık fırında (kurabiyelerin sıcağı yeterli, yeniden açmayın) üstlerini kurutun..

Afiyet olsun!





Pazar, Ekim 20, 2013

Geçmiş bayramınız kutlu olsun!

Bayramda kayınvalidemle birlikte yaptığımız bir tatlı.. Çok leziz ve değişik bir tatlı oldu, annem de tattı çok beğendiğini söyledi, birlikte de yapalım dedik ama baklavalardan sıra gelmedi..

Tarif çok basit.. Ortalama hamur açma yeteneğine sahip biri bu tatlıyı kolaylıkla yapacaktır.. Baklava yapmaktan çok daha kolay.. Fotoğrafları cep telefonumla çektiğim için çok iyi değil ama konuyu anlatıyor :)



MİDYE TATLISI

Malzemeler
1 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı süt
1 yumurta
1 yemek kaşığı sirke
Yarım paket kabartma tozyu
3.5 su bardağı un
1 çay bardağı buğday nişastası
1 silme çay kaşığı tuz

arasına serpmek için buğday nişastası

içi için ceviz

Üstüne dökmek için 150 gr eritilmiş tereyağı

Şerbeti için

2.5 su bardağı su
3 su bardağı şeker
Çeyrek limonun suyu
bir fizke tuz

Yapılışı

Sıvı malzemeler bir kaba alınır, karıştırılır. Üstüne diğer malzemeler eklenir, hamur toparlanana kadar yoğurulur.

Hamur 12 parçaya ayrılır. Her biri tabak kadar açılır.

Aralarına nişasta serpilir ve üstüste konulur. En üste nişasta serpilmez.

Üsüste konulan hamurlar tek bir hamur olarak baklava hamuru gibi açılır. Yaklaşık olarak 50-60 cm çapında açılır.

Rulo sarılır. Dilimlere ayrılır. Her bir dilim tekrar biraz büyütmek için açılır. Yapılış aşamaları tarifi aldığımız şu sayfada daha güzel anlatılmış.. 

Ortasına ceviz konulur ve kapatılır. Kapatmak için biz çok az yumurta akı kullandık.. Orjinal tarifte gerek yok denilmiş.. 

Sonrasında yağlanmış fırın tepsisine dizilir. Üstlerine tereyağı kaşıkla gezdirilir. 

200 dereceye ısıtılmış fırında üstleri kızarana kadar pişirilir.

Şerbeti için su ve şeker bir kaba alınır, kaynatılır. Şurup sıcağıa yakın ılık olunca soğuyan tatlının üstüne dökülür.

Afiyet olsun!

Pazar, Eylül 15, 2013

Etsiz çiğ köfte

Eşim ne zamandır istiyordu.. Bir keresinde de kendi denemiş ben evde yokken ama tarifte içine tarçın koydurduğu için bence bir garip olmuştu tadı fena olmamakla birlikte.. Böyle söyleyince, sanki eşim pek yemekten anlamaz gibi oldu ama güzel yapar Tolga.. Bazı yemekleri hatta benden daha iyi yapar..

Ben de internette gezindim biraz, sonra gözüme Lezzetçi'deki tarifi kestirdim.. Ufak tefek değişiklikler yaptım.. Fotoğrafı yedikten sonra çekmek aklımıza geldi, o yüzden çok iyi değil ama idare eder.. Benim tarifim şöyle..



Malzemeler
1.5 su bardağı çiğ köftelik esmer bulgur
1 soğan (ince ince doğranmış)
2 diş sarımsak (havanda dövülmüş)
1 yemek kaşığı domates-biber salçası karışımı
1 tatlı kaşığı kimyon
1 büyük domates (rendelenmiş)
Yarım demet ince doğranmış maydanoz
1 tatlı kaşığı isot
1 çay kaşığı nane
Tuz, kırmızı biber, karabiber

Köfte ile servis için: marul ve limon

Yapılışı
Bulgur derin bir kaba alınır. Üstüne yarım su bardağı kaynar su gezdirilir. Bu arada soğan ince ince doğranır. Bulgurun üstüne eklenir. Maydanoz dışındaki tüm malzemeler eklenir ve yoğurulur. Ben mutfak robotuna tam 25 dakika yoğurttum, bu aşama benim için kolaydı ama elde yoğurulunca ne kadar yoğurmak lazım bilemiyorum.. Bulgurlar yumuşayana kadar yoğurmak gerekiyor.. Sonrasında köfte şeklini verip, marul ve limonla servis edebiliriz.. 

20-25 adet köfte çıkıyor bu tarifle..

Afiyet olsun..


Pazar, Eylül 01, 2013

Mozaik Pasta / Beyaz Peynirli Kırmızı Biber Salatası


Mozaik pasta aslında herkesin bildiği ve de kolayca yaptığı bir tatlıdır.. Ama servisi için sıradandır denebilir.. Ben de bugun gelen arkadaşlarım için farklı bir sunum yapmak istediğim için resimdeki gibi birşey denedim.. Mozaik pastayı yapıp dondurdum. Sonrasında üzerine hazır Dr. Oetker çikolatalı sosundan sürdüm. Pasta donuk olduğu için hemen yapıştı üzerine, bıçakla her tarafına sürdüm. Üstüne de dövülmüş fıstık serptim. Bence fena olmadı..

:)

Beyaz peynirli kırmızı biber salatasının tarifini eski tarifler arasında bulabilirsiniz.. Bu sefer şekilde biraz değişiklik var diye fotografını paylaşmak istedim.. Tat önemli ama tabi şekil de..


Afiyet bal şeker olsun!

Salı, Ağustos 27, 2013

Eski tarifler yeni fotoğraflar..

"Özenle sakladığınız bir sari lira gibi ömrünüz; 
Vakit gelip sandıktan çıkardığınızda,
Birde bakıyorsunuz ki,
Tedavülden kalkmış
."

Can Dündar

Pastane Poğaçası

Mermer Kek

Perşembe, Temmuz 04, 2013

Bosna Hersek - Bölüm II

Bosna-Hersek ziyareti hiç düşünmediğim bir konuda farkındalık sağladı.. Batılılaşma çabası içinde kendi değerlerimize pek sahip çıkmamışız.. Saray Bosna'da hala Osmanlı etkisini kültürel anlamd görmek mümkün.. Aslında bu da yaşamı zenginleştiren bir şey.. Bize ait ne varsa atıp kurtulmuşuz.. Yapılması gereken siyasi değişimlerden bahsetmiyorum, onlar için minnettar olmaktan daha iyi birşey yok yapabileceğimiz.. Bugunlerde bunu daha derinden hissediyoruz ama öte yandan bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkamamışız.. En basitinden yemek kültürümüzü bile unutmuşuz.. Osmanlı'nın bir sancağı olark yüzyıllarca yaşamış bu topraklar daha çok tutunmuş bizim getirip onlara öğrettiklerimize.. Bu da ilginç geldi açıkçası..


İnat Kuca eski bir Türk evi'nde iş yapan bir restoran.. Yemeklerini beğendik.. Resimler oradan.. Üstteki Begova Çorbası, alttaki de soğan dolması.. Bunun dışında bizim İnegöl köftesinin atası olan cevapcici de hem çok ucuz hem de yanında gelen ekmek ve soğanla çok lezzetli.. Mutlaka en az bir kere yemeden gitmeyin..


Salı, Temmuz 02, 2013

Bosna Hersek - Bölüm I

Eşim Bosna Hersek'e gidelim mi dediğinde hiç istemedim.. Ne var ki görülecek diye düşünmüştüm.. Ama sonra Norveç ve Güzelçamlı gezileri için de aynı şeyi söylediğimi düşünerek, hadi gidelim dedim..

Melis ile ilk kez yurtdışında otelde kalmalı bir geziye çıktık.. Gerçi artık 2 yaşında.. Son 3 gündür de bize iyi uyum sağladı minik kızımız.. Yaklaşık 1.5-2 saatlik bir uçuştan sonra Saray Bosna'ya vardık İstanbul'dan.. Kiralık arabamızı havaalanında alıp otelimize geldik Cumartesi günü.. Pansion Harmony adında şehrin biraz dışında bir yerde kalıyoruz.. Sahipleri çok yardımsever, çok yakından ilgileniyorlar.. Bize kocaman bir oda verdiler.. Muhteşem şehir manzarası olan Melis'in için yeterince koşturacak alan sahip bir oda.. Böylece ilk çekincemden kurtulmuş oldum..


Saraybosna çok güzel bir şehir.. Dağlarla çevrili yemyeşil bir şehir.. Öte yandan yaralı, yaraları taze bir şehir.. Birçok eski binada savaşın izleri duruyor.. Yıllarca abluka altında kalmış, sefaleti yaşamış bu sehrin insanları ne yazık ki.. En kötüsü de bütün dünya bunlar olurken seyirci kalmış eli kolu bağlı.. Neredeyse 4 yıl süren savaşta şehri kuşatan Sırplar yardımların gelmesini tepelerde konuşlanmış tanklarla, keskin nişancılarla engellerken, insani yardıma ve silaha ihtiyaç duyan Boşnaklar bir tünel kazmışlar.  Kuşatma altında olmayan BM bölgesinde bir evin bodrumu ile şehri birbirine bağlamak için.. Yaklaşık 1 km uzunluğunda, 1 m genişliğinde ve 1.60 m yüksekliğinde bir hayat tüneli kazmışlar. Kalan 20 m'lik tünel şimdi müze halinde görülmesi gereken bir yer.. Biz Saraybosna gezimize oradan başladık... Yaşanan vahşet karşısında sessiz kalan insanlık adına utanç duydum..



Saraybosna merkezde ise en ilginç yer Başçarşı. Çok renkli, canlı bir çarşı burası.. Kafeler, alışveriş için dükkanlar, restoranların bulunduğu bu merkezde epey vakit geçirdik.. Biz ilk akşam yemeğimizi  Steak House Bosanska Kuca'da yedik.. Garson Türkçe biliyordu, çok yardımcı oldu seçimlerde.. Gayet orjinal ve lezzetli bir yemek yedik.. Biz kahve kültürümüzü unutmuşuz ama Boşnaklar hala bol bol Türk kahvesine benzer Bosna kahvesi içiyorlar.. Çay hemen hemen hiçbir yerde karşımıza çıkmadı.. Kahve güzel.. Özellikle yemyeşil manzaraya karşı içilince..


Şehir merkezinde Mimar Sinan tarafından yapılmış bir cami de bulunmakta.. Savaş sırasında önemli hedeflerden biriymiş ama savaş sonrası yardımlarla elden geçirilmiş.. Bunun yanında görülmesi gereken diğer noktalara henüz gidemedik.. Yarın şehir turuna devam edeceğiz..

İkinci günümüzde biz Mostar-Blagaj gezisi yaptık.. Yaklaşık 2.5 saat çok hoş çok yeşil çok farklı manzaralar eşliğinde Mostar'a vardık.. Saraybosna'da hava serinken, Mostar çok sıcaktı.. Mostar'ı hep bir köprüden ibaret zannediyordum ama çok farklı, değişik bir şehir.. Köprünün iki tarafında yaşam alanı var.. Taş evler çok kendine has.. Özellikle mimari açıdan çok farklı olan bu tür Avrupa şehirlerinde cami, minare görmek enterasan oldu benim açımdan.. 

Saraybosna-Mostar yolunda çekilen bir fotoğraf..

Mostar Köprüsü'nden görüntü..

Mostar Köprüsü

Mostar Köprüsü'nün altında Melis'le ayaklarımızı suya sokarken..

Mostar'dan sonra Blagaj'a geçtik.. Mostar'a çok yakın, yaklaşık 20 km sonra var sanırım.. Burada da Alperenler tarafından yapılmış bir tekke var.. Büyük bir su kaynağının yanına yapılmış olan bu tekkede mutlaka bir kahve için derim ben.. Gürül gürül akan bir su, püfür püfür rüzgar.. Mostar'a kadar gitmişken burayı görmeden gelmeyin.. Tekkenin içine de giriliyordu ama biz bahçesinde manzaraya karşı oturduk..


Bugün de Vezirler Şehri Travnik' gittik.. O da çok hoştu.. Onu da yarına bırakıp, şimdilik bu kadar diyelim ama akşamları fırsat bulduça yazmaya devam..

Pazar, Mayıs 19, 2013

Eskişehir'de waffle keyfi..


Araya zaman giriyor ama hep gönlümde buraya birşeyler yazmak geçiyor ne yalan söyleyeyim.. Güzelçamlı'ya gittik geçenlerde eşimle kızımla 3-4 günlüğüne kafa dinlemeye.. Orada süper bir pideci bulduk, onu yazacaktım ama burada arkadaşlar Belçika waffleı yapınca arada, onunla başlamak istedim.. Daha önceden yazmıştım Liege waffle'ı.. Tarifn içinde vanilyası sanki eksik gibi. O nedenle yarım paket yerine siz tam bir paket koyun derim ben.. Bir de benim gibi sakın 2 ölçü yapmayın.. 1 ölçü rahat rahat 6-8 kişiye yeter! 

Güzel bir kahvenin yanında afiyet olsun!!

(Telefonun kamerası ile çektiğim için fotograf süper değil ama belçika çikolatası eşliğinde taze meyvelerle çok güzeldi waffle)

Pazar, Şubat 10, 2013

Tiramisu


Ne gariptir insan yazmak istedikçe daha çok yazamıyor..

Geçen gün iş için Boğaziçi Üniversitesi'ndeydim.. Orada görüştüğüm, doktora yapan, sempatik asistanla sohbet ettik biraz, onun da Belçika'da bulunmuşluğu varmış Erasmus programı nedeniyle.. Konuşurken en son size birşey sormak istiyorum, szin bir bloğunuz var mı diye sordu. Meğer Belçika'deyken özellikle, Belçikalı bir site olduğu için benimkini de okurmuş.. Mutlu oldum kısaca..

Yeniden bir hevestir başlayayım istiyorum ama bakalım ne kadar mümkün olacak.. Bizim ufaklık, canım içi Melis'im, 18 aylık oldu. Babasıyla su almaya gittikleri için fırsat bu fırsattır dedim.

Tarif eski, fotoğraf yeni.. Mascarpone yerine labne peynir kullandım sadece farklılık olarak.. Bu arada aklınızda olsun pastacılık malzemeleri açısından Metro çok zengin, aradığım her şeyi bulabiliyorum, tavsiye ederim.. Karta ihtiyaç yok, günlük numara ile alışveriş yapılabiliyor Eskişehir'de..

Yeniden merhaba.. Umarım uzun soluklu bir merhaba.

Pazar, Ağustos 26, 2012

Uzzuuuun bir aradan sonra Tahinli Kabak Tatlisi

Uzun bir aradan sonra merhaba...

Kısaca geldik, Eskişehir'e yerleştik.. Kızım 1 yaşına bastı.. Herşey yolunda.. Ülkemize döndüğümüz için  mutluyuz, kafamız rahat..  

Bayramda İstanbul dönüşünde Sakarya'da balkabaklarını görünce almadan duramadık.. Gerçekten nefis bir kabakmış, yetiştirenlerin ellerine sağlık..tahinli kabak tatlısı buraya has bir şey.. Daha önce denememiştim ama çok beğendim, ağır da bulabilirsiniz karar sizin.

Malzemeler

1.5 kg soyulmamış kabak
350 gr şeker

Tahin

Yapılışı

Kabakları soyup temizleyin ve irice dilimleyin. Üstlerine şekeri gezdirin. Altı kısık şekilde biraz su salana kadar ocakta tutun. Sonra ateşin altını açın, bir 5 dakika o şekilde pişirdikten sonra kısık ateşte yarım saat daha kabaklar yumuşayıncaya kadar pişirin.

Tatlınız soğuduktan sonra, servis tabağına alın. Üstüne tencerede kalan şerbeti dökmeyi unutmayın. Böylece hem parlak gözükecek hem de tadı daha yerinde olacaktır. 

Sonrasında da bir dilediğiniz kadar tahini (kişi başına 1-2 tatlı kaşığı kadar sadece üstüne gezdirmek için) sızdırarak gezdirin. Tabi dileyene cevizle de ikram edebilirsiniz.

Afiyet olsun.



Pazartesi, Mart 05, 2012

Taşındık!


Leuven'de çok istiyordum, heykel fotoğrafı çekmeyi ama nedense zaman varken heves yoktu, heves varken zaman yoktu..

Belki de hayalim Eskişehir'deki heykellere kısmettir..

Cuma, Ağustos 19, 2011

Hosgeldin dunyama Melis'im..

Kizimiz Melis 09.08.2011 Sali gunu saat 20.14'te 3600 gr ve 53 cm olarak saglikla dunyaya geldi.. Hayatima anlam, canima can katti..


Cumartesi, Temmuz 16, 2011

Baska tarifle mermer kek


Daha evvel iki tane mermer kek tarifi paylasmistim sizinle.. birinin icinde tereyagi var, o yuzden belki cok cazip gelmeyebilir.. digeri de muzlu mermer kek.. harika oldugunu bilsem de gene de esim gibi pismis muzdan hoslanmayanlar olabilir.. O nedenle, surada bulup, olculerini azaltarak denedigim mermer kek tarifi geliyor..

Malzemeler
3 yumurta
1.5 kap seker (375 ml, iki su bardagindan bir parmak eksik gibi)
2 tatli kasigi vanilin
3/4 kap sut (180 ml)
3/4 kap sivi yag (180 ml)
1.5 kap un (375 ml)
2 tatli kasigi kabartma tozu, azicik tuz
2 yemek kasigi kakao
Damla cikolata

Yapilisi
3 yumurta, seker ve vanilinle cirpilir.
Sut ve yag eklenir, karistirilir.
Un, kabartma tozu ve bir cimdik tuz eklenip mikserin dusuk devrinde homojen bir karisim elde edene kadar cirpilir.
Buyukce bir baton kalip yaglanir, ya da yagli kagitla ici kaplanir. Hamurun yarisi kaliba dokulur. Kalan yarisina da kakao eklenir, karistirilir. Kaliba dokulur. Ustune damla cikolatayi serptim ben ama hamur cok akiskan oldugu icin pisme esnasinda damla cikolatalar kekin icine karisti, o yuzden bence kakaolu hamurla karistirip oyle ekleyin damla cikolatalari..

Afiyet olsun..

Perşembe, Temmuz 07, 2011

Dogum Cantasinda Neler Olmali?

Yaklasik 27. haftadayken doktoruma sormustum, hastane cantasini ne zaman yapmaliyim diye? O zaman okudugum internetteki tavsiyelere gore maksimum 30.haftada hersey hazir olmaliydi.. Doktorum bana henuz cok erken oldugunu, hamileligimin gayet sakin gittigini o yuzden de erken dogum beklemedigini soylemisti. Biz hastalarimiza genellikle 36.haftada hazirliga baslamalarina soyluyoruz demisti..Malum gunler cabuk geciyor. Bu hafta cuma gunu 36.haftayi dolduruyoruz kizimla.. Zaman gercekten cok hizli geciyor, ilk hamile oldugumu ogrendigimde koca 8-9 ay nasil gececek diye dusunuyorduk..

Neyse, gunumuzun konusu hastane cantasi.. Ben de haftasonundan beri yavas yavas hazirliklara basladim. Almam gereken birkac parca eksik birseyler vardi, once onlari hallettim. Sonra da yikama, utuleme faslini. Sagolsun, ablam, Pelin'in butun guzel tulumlarini, sapkalarini, kiyafetlerini, oyuncaklarini ama herseyini guzelce saklamis benim icin. Sansimiza bir de kiz olunca bizimki, Pelin ablasinin kuculmusleri onun icin bulunmaz nimet oldu. Annem de sagolsun biz gelmeden once Mart ayinda hepsini yikayip utulemisti tek tek.. O yuzden bana cok is dusmedi. Sadece kendi giyeceklerimi utuledim, hazirladim.. bir de kizima aldigim birkac hastane kiyafetini yikadim, utuledim.

Internette bir suru listeler dolaniyor.. Bence icinde cok da gerekli olmayan seyler olabiliyor. O yuzden bir suru seyi hazirlayip, koca koca bavulla hastaneye gitmek yerine, ihtiyac duyduklarinizi yaniniza almanizda fayda var. Benim esim, kucuk bir valiz yapacagimi duydugunda bile cok sasirmisti. "Nasil olsa hastane yakin, gelip aliriz eve ne gerekirse.." diyordu ama bence gerekli olan herseyin elimizin altinda olmasi, esime neyin nerede oldugunu tarif etmekten daha kolay..

Oncelikle, gerekli olanlar, tamamen hastaneden ne verilip ne verilmedigine bagli. Bizim hastanede genelde anne ve bebegin ihtiyaci olan temizlik urunleri saglaniyor. Bebek bezi, sampuani falan goturmeye gerek yok ama bebegin kiyafetlerini goturmenizi istiyorlar. Ama o da olmasa, acilen doguma gelseniz de hastanede hersey var, hicbirseyi dusunmeyin diyorlar.

Ben iki canta hazirlamayi dusunuyorum. Biri dogum odasi icin, biri de dogumdan sonra hastane odasi icin. Burada normal dogumdan sonra 5 gun hastanede kalmanizi istiyorlar, sezaryanda ise bu sure 7 gun.. O yuzden ben malzemeleri yazarken adet belirtmedim, siz kendi kalis surenize gore degistirebilirsiniz..

Dogum cantasi
  • Genis ve uzun bir t-shirt ya da icinde rahat edeceginiz genis bir elbise, yazin dogum yapacaksaniz serin birseyler tercih edin, zira dogum yapmak yeterince terletici bir eylem olmali diye dusunuyorum (daha sonrasinda kullanamama ihtimalinizi de gozonunde bulundurarak cok yeni veya cok sevdiginiz bir seyinizi goturmemenizi tavsiye ederim)
  • Serinlemek icin yelpaze, fisfisli bir sisenin icinde su (isterseniz bunu buzdolabinda tutup son anda yaniniza alabilirsiniz)
  • Usumeye karsi da sal, hirka, corap (yorumlar dogrultusunda eklendi)
  • Hastaneniz normal dogumda birseyler yemenize izin veriyorsa, yuksek kalorili, ama minik atistirmaliklar (badem, ceviz, kuru incir, kuru kayisi, enerji barlari, meyve suyu, vs.)
  • Dudak catlamalarina karsi dudak kremi
  • Sac tokasi
  • Islak mendil
  • Okumak icin birseyler (tamamen kafa dagitmak icin)
  • Dogumdan once icmeye basladiysaniz eger, dogum sirasinda da frambuaz yapragi cayi icebilirsiniz (cayin detaylari baska bir postun konusu olsun)
(dogum cantasina bizden bebekle ilgili birsey istemediler, muhtemelen hastanenin ortulerine falan sariyorlar ama gene de bir takimi yaninizda bulundurmaniz faydali olabilir)

Hastane odasi icin canta
(anne icin)
  • Onu acilan gecelik, sabahlik, pijama takimi
  • Emzirme sutyeni, pamuklu alt ic camasiri, kullan-at alt ic camasiri
  • Terlik
  • Kirmizi tac (en onemlisi bu tabi :))
  • Dis fircasi, dis macunu, sabun, dus jeli, sampuan, lif, kucuk ayna, tarak, toka
  • Islak mendil
  • Vucut havlusu, el havlusu
  • Gogus kremi, sut pompasi, sut poseti (uzerini isaretlemek icin cikmayan marker kalem), gogus pedi, gogus kalkani, sut arttirici cay (bunlarin hepsi birden gereksiz olabilir, o yuzden evde bir posette birakilip, gerekirse alinabilir bence)
  • Karni toplamak icin korse ya da karnin etrafina sikica sarmak icin ince bir carsaf (annemin onerisi)
  • Hastane cikisinda giymek istedikleriniz (hamilelik donemi kiyafetlerinden)
  • Not almak icin kalem, defter (bebegin uyku duzeni, yeme duzeni ile ilgili)
  • Kimlik, sigorta ile ilgili belgeler, takip dosyaniz, vs.
(bebek icin)
  • Bebegin kiyafetlerini buzdolabi posetlerine set halinde hazirlayin. Elinizi attiniz mi hersey birarada olur hem boylece. Her setin icine ben bir adet ic body (yarim kollu), ustune uzun kollu ayakli body, sapka, eldiven ve corap koydum. Ha bir de agiz bezlerinden de koydum birer adet.
  • Pamuk, ya da yenidoganlar icin satilan islak pamuk turu birsey ama diger turlu islak mendil kullanmamanizi oneririm yeni dogmus bebeginize..
  • 2 adet havlu, iclerine tulbent
  • 2 adet en azindan penye battaniye (yaz bebegi ise)
  • Emzik, biberon (bunlar da gereksiz olabilir, hazir edilip evde birakilabilir)
(ayrica sonradan gelebilecekler)
  • Bebek sekerleri
  • Gelenler icin lokum, cikolata, kolonya
  • Kamera, fotograf makinasi
  • Kirliler icin poset
  • Eger yapacaksaniz kapi susu
  • Telefon sarj aleti / laptop / dergi, kitap
  • Sut arttirici caylar (rezene, isirgan otu, cemen otu, vs.. ya da still tee gibi karisimlar)
Simdi bunlar disinda bana illa sunu unutma, bunu da al diyeceginiz birseyler var mi? Hazir cantayi kapatmamisken tavsiyelerinize ihtiyacim var..

(posttaki resim suradan)

Salı, Temmuz 05, 2011

Ev yapimi beze tarifi

Beni cocukluguma goturen en sevdigim pastane urunlerinden biridir beze.. Gerci biz kopuk derdik kucukken.. Bana nedense hep yapimi zor gelmistir ama mutfak robotuma kavustugumdan beri epey kolay bir tatli haline geldi. Sonucta onemli olan yumurta aklarinin iyice cirpilmasi.. Onun disinda yapilmasi gereken cok onemli birsey yok.. Aslinda bu bizim bildigimiz beze Fransiz bezesi (meringue) diye geciyormus. Onun disinda bir de Italyan ve Isvicre bezeleri varmis. Italyan bezesi tarifinde seker yerine, kaynayan seker surubu kullanilirmis yumurta aklarinin yanisira. Isvicre bezesi ise yumurta aklarinin isitmak icin, ben mari usulu cirpilirmis. Daha sonra sogutulup oyle pisirilirmis. Beze tarifinin ilk kez yemek kitaplarinda yer almasi icin taa 17. yy'a dayaniyormus.. Italyan bir usta tarafindan yaratildigi soyleniyor..

Malzemeler
4 yumurta aki
250 gr seker

Yapilisi
Robot ya da mikserin yuksek devrinde yumurta aklarinin beyazlasip kopurene kadar cirpin. Sonra karistirmaya devam ederken sekeri kasik kasik ekleyin. Yaklasik 10 dakika daha yuksek devirde cirpin (kenwood robotla yaklasik 5 dakikada istenen kivama geldi). Son haline geldiginde, mikserin ucundan asagi dusmemesi gerekiyor karisimin.


Firini 150 dereceye isitin. Tepsinize yagli kagit serin ve bezeleri krema sikma torbasi ile olusturun. Birazcik da kabardiklarini goz onunde tutmaniz gerekiyor bezeleri sikarken tepsiye.. Eger cok buyuk yaparsaniz, pisme suresi de o kadar uzun suruyor. Pastanelerdeki kucuk beze boyutunda yaparsaniz, 25-30 dakika suruyor pismesi. Pistikten sonra da firindan cikarip, sogumasini bekleyin. Buradaki esas olay pisme suresi: eger yeterince pisirmezseniz ortasi cig kaliyor ve o da agizda guzel bir doku birakmiyor. O yuzden ben cikarmadan evvel, bir tanesini cikarip sogutup test ediyorum. Ben tarifi het complete bak koekboek isimli hollandaca bir kitaptan aldim. Isterseniz siz, bezelerin renginin beyaz kalmasi icin, firinin derecesini 100-110 dereceye dusurup, daha uzun sureli pisirebilirsiniz.

Afiyet, bal seker olsun..

Çarşamba, Haziran 22, 2011

Mavis Nehir'in Dis Bugdayindan..


Cok sevgili arkadaslarimiz Gulsah ve Omer'in biricik kizlari Nehir'cigimizin dis bugdayini yaptik gecenlerde.. Tabi pastasini ve kurabiyesini de kendimiz yaptik. Dis seklinde kurabiye kalibi bulmak cok kolay olmadi burada ama olsun, sonunda emeklerimize degdi..

Pastamizi yaparken kalip kullanmadim ben. Buyuk dikdortgen kalipta pisirdim pandispanyasini. Suradaki tarifi kullandim ama 10 yumurta ile yaptim, yani normal olcunun 2.5 kati.. Sonra da soguyunca ustune bir bicak yardimiyla dis seklini kendim cizdim ama kesmeden. Sonuctan memnun kalinca da, bicakla kenarlarini yonttum. Sonra ikiye boldum keki. Icine her zamanki kremadan (sut yerine krema ile cirpilmis krem santi) surdum, cilek ve frambuaz koydum. Ust katini yerlestirip, krema ile her tarafini sivadim. Bu asamadan sonrasini Gulsah ve Tuba ile birlikte susledik. Aslinda ben her tarafini yildiz krema sikarak kapatmak istiyordum ama kizlar gerekli gormedi. Yuzunu de, renklendirilmis marzipan ile yaptik. Yanaklari da pasta susunden..


Kurabiyeleri de pisirdikten sonra renklendirdigimiz marzipan ve pasta susleri ile dekore edip, paketledik. Hepsi bu...

Ayrica Gulsah'in ve annesinin pisirdigi dis bugdayi da cok lezizdi.. Susuz asure gibi, afiyetle yedik. Ellerinize saglik diyorum yeniden..

Temmuz ayi icinde de bir arkadasimla birlikte gelen bebeklere 'hosgeldin bebek' partisi yapmayi dusunuyoruz. Ilginc fikirleri olanlar varsa, paylasabilirse cok sevinirim..

Perşembe, Haziran 16, 2011

Bruksel usulu waffle tarifi

Belki daha once yazmisimdir; Belcika'da iki tip waffle var. Biri Liege, biri Bruksel usulu.. Ben normalde Liege usulunu daha cok seviyorum. Onun hamuru bildigimiz pogaca hamuru gibi yogun oluyor. Bruksel waffle'i ise akiskan, krep hamuru kivaminda.. Liege waffle'inin icinde inci seker taneleri oluyor tam erimeyen.. Brukselde oyle birsey yok. Liege waffle'i her zaman mayali hamurdan yapiliyor. Bruksel waffle'ini ben sadece kabartma tozu ile yapilir biliyordum dune kadar ama meger onun da varmis mayayla yapilan versiyonlari. Hatta ben de onlardan birini biraz degistirerek (seker ve vanilin miktarini artirarak) denedim (orjinal tarif flamanca). Iste benim tarifim..


Malzemeler
2 yumurta
250 gr un
100 gr tereyagi (eritilmis)
20 gr taze maya
250 ml ilik sut
250 ml ilik su
2 paket vanilin
4 yemek kasigi seker
1 tutam tuz

ustunu suslemek icin (istege bagli)
cirpilmis krema ve frambuaz
(cilek, muz, nutella, cikolata, findik, ceviz, ne isterseniz olabilir..)

Yapilisi
Bir kaba unu, vanilini ve sekeri alin. Ilik suda mayayi cozdurun ve unlu karisimin ortasina dokun. Sonrasinda ilik sutu ve dusuk isida yanmadan eritilmis tereyagini da ekleyin. Yumurtalarin beyazlarini ayirin, sarilarini karisima ekleyin, hic un topakcigi kalmayana kadar yuksek devirde karistirin. Yumurta beyazlarini baska bir kapta kopuk kopuk olana kadar cirpin ve diger hamur karisimina ekleyin, kasikla yavasca karistirin. En son tuzu katip karistirdiktan sonra ustunu ortun, bir saat kadar mayalanmasi icin bekleyin. Bekleme suresinin sonunda boza kivaminda bir hamur olacak.

Wafel makinanizi iyice isitin. Erken dokerseniz hamuru, hamur makinaya yapisir ve birbirinden ayrilir. O yuzden isi cok onemli. Benim makina icin her bir hazneye birer kepce dokmek yeterli oldu hamurdan. Siz de kendi makinaniza gore miktari ayarlamalisiniz. Yaklasik 3 dakika kadar pistikten sonra (bu pisme suresi de makinaniza gore degisebilir, 2 dakika ile baslayip kontrol ederek sureyi artirabilirsiniz), hafif sogumasini bekleyip istege groe susleyip servis edebilirsiniz.

Belcikalilarin favorisi sade waffledir.. ya da hafif pudra sekeri ile tatlandirilmis olan..

Çarşamba, Haziran 15, 2011

bir dogumgunu pastasi..


Bana yaspasta yapmak gercekten zor gelmiyor.. Ha bir kek yapmisim, ha onu biraz susleyip yaspasta haline getirmisim.. Zevk aldigim icin heralde boyle geliyor bana.. Bakalim minis kizim dunyaya geldikten sonra da ayni sekilde mutfaga zaman ayirabilecek miyim?

Bu pastayi da sevgili arkadasim Ruziye'nin yeni yasini kutlamak icin yapmistim. Aradan epey zaman gecti gerci ama ben ancak yazabiliyorum.. Buradan da yeniden mutlu yillar diliyorum kendisine..

Pastanin tarifi her zamanki gibi.. Pandispanya suradaki gibi.. Sadece olcuyu arttirarak pisirdim kalin bir pandispanya elde etmek icin (1.5 kat artirdim herseyi).. Sonra icinin kremasi da cirpilmis kremsanti ve eritilmis cikolatayi karistirarak yapildi. Cikolata miktari, cikolatayi ne kadar sevdiginize bagli ama ben yaklasik 500 ml cirpilmis krem santi icin 150 gr cikolata kullaniyorum. Cikolata miktari artikca, pastanin kremasi da daha sert hale gelir buzdolabinda bekledigi sure zarfinda. O yuzden cok fazla da eklememenizi tavsiye ederim. Icine meyve olarak da frambuaz-cilek karisimi kullandim. Sonra da suslemesi icin buzlukta bekleyen profiterol hamurlarini krema ile doldurdum. Proftiterollerun ustune de erimis cikolatanin icine biraz krema ekleyip sosunu doktum. Kenarlarina da erimis cikolatadan ucgen bantlar yaptim.. O kismi biraz amatorce oldu fotograftan da anlayacaginiz uzere..

Size de belki fikir verir diye buraya eklemek istedim.. sevgiler..

Pazar, Haziran 12, 2011

Baska turlu bir brownie

Daha onceden baska brownie tarifleri de vermistim. Aslinda suradakini de cok severek tukettik, ve birkac kezden fazla yaptim kisa bir sure icinde..

Bu tarifi de Tuba'da yedim ve cok begendim. Disi kitir, ici yumusacik bir brownie.. Ben de dun yaptim, her ne kadar ortasi firindan cikardiktan sonra biraz cokse de, tadi enfesti. Cokme de onemli derecede degildi neyse ki.. Umarim dener ve severek yersiniz.. Tuba'dan da tarife bakabilirsiniz ama ben buraya kendim icin de kopyaladim.

Iskandinav usulu Brownie

Malzemeler
3 yumurta
1.5 su bardagi seker
1.5 su bardagi un
150 gr tereyagi
Yarim cay bardagi sicak su
1 yemek kasigi kakao
1 cay bardagi iri dovulmus ceviz
150 gr bitter cikolata (en az %60 kakaolu)
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilin

Sosu icin
50 gr tereyagi
2 yemek kasigi kakao
150 gr cikolata (ben biraz miktari azalttim, kivamin ertesi gun donmamasi icin)
4 yemek kasigi findik surubu

Suslemek icin
file badem (sart degil)
goji berry (sart degil, Turkcesi kurt uzumu)

Yapilisi
1. Tereyagi ve bitter ayri ayri eritilir.
2. Yumurta, tereyagi ve seker birlikte mikserin yuksek devrinde krema kivamina gelene kadar iyice cirpilir.
3. Sicak suyu ekleyin, karistirin.
4. Un, kabartma tozu ve vanilin ekleyip, dusuk devirde mikserle cirpin.
5. Kakao, dovulmus ceviz ve erimis cikolatayi ekleyip, gene dusuk devirde cirpin.
6. Yaglanmis 26 cm'lik kaliba hamuru dokun.
7. 175 dereceden onceden isitilmis firinda 40 dakika kadar pisirin.
8. Hamurunuz piserken, bir yandan da sosunuzu yapabilirsiniz. Firindan cikinca kek sogumadan, ustune sicak sosu dokup birlikte kalipta sogumasini saglayin.
9. Sos icin gerekli tum malzemeleri benmari usulu karistirarak pisirin. Homojen bir karisim olmasi lazim.
10. Sosu kekin uzerine dokup, kasikla duzelttikten sonra, ustunu file badem ve kurutulmus
meyvelerle susleyebilirsiniz. Ben Ispanya'dan aldigim goji berry kullandim.

Afiyet olsun..

Çarşamba, Haziran 08, 2011

Hamilelere nacizane tavsiyeler

Normalde pek sevmem blogda urun tanitimi yapmaktan.. zira bedava ya da birkac bedava urun icin reklam yapmanin bir anlami yok bence. Ama bugun hamileligim esnasinda kullandigim ve cok memnun kaldigim bir iki urunden bahsetmek istiyorum. Belki bu konuda fikir sahibi olmak isteyenlere yardimci olur umidyle..

1) Body Shoy Kakao Yagi: Biliyorsunuzdur, hamilelik esnasinda gobek kocaman olurken, catlaklarin olusmasi da bazen kacinilmaz oluyor. Kisiden kisiye cok degisen birsey bu catlak olusumu.. Bazen hicbir urun kullanmasaniz dahi catlak olmayabiliyor. Ya da tam tersi de dogru. Ama gene de onlem almakta, cildi nemlendiren ve esnekligini korumasina izin veren birseyler surmekte fayda var diye dusunuyorum. Ben ablamin tavsiyesine uyarak, pahali kremlerden almadim. Hani su ozellikle hamilelikte kullanilan, ozel markalar var, kucucuk tupleri 15-20 euro olan.. Ablam bana bebek yagi kullanmami onermisti. Ben de o sekilde basladim. Sabah aksam suruyordum. Yaklasik 4 farkli bebek yagi kullandim. Iclerinde en cok Johnnson's Baby Oil'den memnun kaldim. Hem kivami iyi hem de uzun sure nemli kalmasini sagliyor cildin. Bu arada sadece gobek ve cevresi degil, sirt, bel, kalca ve bacaklari da nemlendirmek gerekiyor. Tabi sadece disaridan nemlendirici surmek de yeterli degil, su icmeyi de unutmamak gerekiyor. Cildi icten de yeterince nemli tutmak lazim. Neyse, bebek yagindan sonra farkli kaynaklardan okudugum bilgiler sonucunda bir de kakao yagini kullanmaya karar verdim. Body Shop'ta, o kadar guzel kokulu binlerce cesit olmasina ragmen, kakao cekirdekli olandan edindim. Yoksa aklim mangolu ve cilekli de kalmadi degil :) neyse, bu yagi kullanmaya basladigimdan beri cildim hic kurumuyor. Oysa gobegimin en cok buyudugu zamanlarda bu yagi kullanmaya basladim. Sabahlari bir kez suruyorum ve ertesi sabah bile hala nemli kaliyor. Eskiden kasinma ve kuruma olurdu gun icinde de, simdi kesinlikle yok. Yani cok memnunum, tavsiye ederim. Sadece hamile olanlara degil, kuru cilt sahibi olanlar da eminim memnun kalacaklardir. Ayrica, kokusu da bence cok hafif ve dogal.. bitter cikolatayi animsatiyor bana..

2) Emzirme yastigi: Aslinda bunu hamile yastigi diye de satiyorlar ve bence hamilelik suresince edinilecek en onemli urun bu.. 5 aydan sonra uyumak oldukca zorlasiyor. Bir sag, bir sol derken gecede elli kez uyaniyordum ben.. bir turlu gobegime uygun pozisyon bulamiyordum. Uyurken rahat edemiyordum hicbir sekilde.. Sagolsun buradan bir arkadasim, bana kendi hamileliginde kullandigi hamile yastigini verdi. Normalde epey pahali burada 30-60 euro arasinda degisiyor fiyatlari ama dikis bilenler evde bile dikerler, hicbir zorlugu yok. Hem Turkiye'de daha ucuz sanirim. E-bebek'te 30-40 liraya gormustum diye hatirliyorum. Bahsettigimiz ay seklinde bir yastik, farkli formlari mevcut. Google'da emzirme yastigi diye aratirsaniz farkli sekillerini gorebilirsiniz ama ne kadar gerekli onu bilemiyorum. Benim kullandigim gayet basit bir hali, dedigim gibi ay seklinde, cok mutlu bir birlikteligimiz var bizim. Geceleri kendisine sarilip uyuyorum :) ozellikle bir bacagin yukselmesini sagladigi pozisyon en guzel uyudugum, en rahat ettigim pozisyon. Ayrica dogumdan sonra da bebegi emzirirken yardimci yastik olarak kullanabilirsiniz. Faydali bir icat.

3) Hamile pantolonlari: Heralde en iyi yatirimlardan biri.. Eskiden ne cirkin hamile kiyafetleri vardi hatirliyorum da biz kucukken.. hamile oldugunu gozune sokardi. Ben sevmezdim en azindan, belki sevenleri vardir gerci.. Simdi oyle degil.. Bol bluzlarin altina dar taytlar hem guzel duruyor hem de hamilelik sonrasinda da giyilebilecek kiyafetler olabiliyor. Benim daha gobegim cikmadan, eski kotlarimin beli sikmaya baslamisti. Kilo da almamistim henuz ama sanki gobegime cok dar geliyordu gibi hissediyordum giydiklerimin... Daha ucuncu aydayken hemen edinmistim ben beli genisleyen fermuarsuz, dugmesiz hamile pantolonlarindan.. Sagolsun ablam da kendi kullandiklarini verdi daha sonrasinda.. Ama bence kesinlikle edinmek lazim hamilelik esnasinda. Yoksa hep gobek altinda kalacak sekilde etek, tayt giymek de gobegin alt bolgesini sikacagi icin saglikli degil bence. Ayrica bir de dikissiz sanirim Morera marka hamile atletleri var. Hem uzun gobegi tamamen kapatiyor hem de cok rahat.. denk gelirseniz, edinin derim, pisman olmazsiniz. Bu arada LCW'de cok guzel hamile t-shirtleri (bebek temali) ve pantolonlari var.. Fiyatlari da sadece hamile urunleri satan dukkanlara gore gayet iyi..

4) Rooibos cayi: Son olarak eger benim gibi hic kahve icmiyorsaniz, cayi da cok az cok acik tuketiyorsaniz, ozellikle kis aylarinda sicak birseyler icmeye ihtiyac duyabilirsiniz. Rooibos (turkcesi kirmizi cali sanirim), Guney Afrika'da yetisen bir tur cali. Aslinda cay turu degil. Ama klasik cay posetleri gibi hazir kutularda satliyor burada, eminim Turkiye'ye de gelmistir. Vucutta demir emilimini artirdigi icin saglikla icilebilir. Hem hamilelikte, hem de sonrasinda.. Vanilyali, portakalli farkli cesitleri mevcut.. Evde balla da tatlandirabilirsiniz. Ilk basta garip geliyor tadi ama alisiyor insan :)

Benden simdilik bu kadar.. insallah yeni tariflerde gorusmek uzere!